AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Metamorfmagus Alımları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mystique Oak Cynthia
Yönetici & Sihir Bakanı
Yönetici & Sihir Bakanı
avatar

Mesaj Sayısı : 638
Doğum tarihi : 10/09/91
Yaş : 26
Mücadele Tarafı : Sihir Dünyası
Sihirsel Soy : Purebred
Kayıt tarihi : 09/11/09

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
50/60  (50/60)

MesajKonu: Metamorfmagus Alımları   Cuma Mayıs 06, 2011 9:24 am

Karakterin;
Adı / Soyadı:
Rpg Puanı:
Rpg Deneyimi:
Kişisel Özellikleri:
Aile Geçmişi:
Yeteneği almadaki amacı:
Dönüşeceği Görünüm:
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:

*V. Sınıf ve Üzeri, Yetişkin karakterler sahip olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Winter Jovia
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 489
Doğum tarihi : 24/04/97
Yaş : 20
Kayıt tarihi : 03/05/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî: Kovalayıcı
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Mayıs 09, 2011 12:43 pm


    Karakterin;
    Adı / Soyadı: Myra Devereaux
    Rpg Puanı: 100.
    Rpg Deneyimi: bir buçuk yıl kadar.
    Kişisel Özellikleri: Sessiz bir kız Myra, ayrıca durgun. Çevresindekilerden çok kendisini önemseyen bir yapısı olsa bile, değer verdiklerini kaybetmekten hep korkar. Cesurdur ama bunu aptallıkla karıştırmayacak kadar da zeki.
    Aile Geçmişi: Henüz belirlemedim.
    Yeteneği almadaki amacı: Myra'nın kişiliğine uygun olduğunu düşünüyorum bu yeteneğin, sessiz yapısı ve insanlardan kaçması durumunda büyük bir kamuflaj ayrıca ailesi nedeniyle bir kurgu da ayarlamayı düşünüyorum.
    Dönüşeceği Görünüm: Uzun siyah bukleleri olan, zümrüt yeşili gözlere sahip orta boylarda ve vahşi görünümlü bir kız.
    Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:
    ...
    Yapraklar etrafında uçuşuyorlardı, rüzgar öylesine güçlüydü ki sanki tüm evrenin düzenine boyun eğmek istemeyerek gürlüyordu. Sessizlik ormanın derinliklerinden gelen ürkütücü seslerle bölünüyordu ve Myra yüzünde en ufak bir tereddüt olmadan yavaş adımlarla ilerliyordu, zaferine doğru. Yıldızlar, gökyüzünün efendiliğine ulaşmış gecenin boyunduruğu altında kendisine yalvarıyorlardı adeta. Genç kız okyanus mavisi gözlerini odağından ayırmadan ve sürünen pelerinine aldırmadan her bir adımında eziyordu nemli toprağı. Pelerini içerisindeki görkemli, beyaz elbise onu bir peri kızı gibi gösteriyordu adeta. Ay ışığı tenine çarpıyor ve kristal parçacıkları halinde göz kamaştırıyordu. Birkaç adım sonra durduğunda az önceki belirsiz siluetin kendisine özlem dolu bakışlarla baktığını hissedebiliyordu ve oracıkta değişivermişti, göğsünden yayılarak hızlıca bütün bedenini kaplayan sıcaklık yüzüne yansıdığında her bir hücresinin değişmeye başladığını hissedebiliyordu. Karanlık ve sis değişimin belirtilerini gizlerken kendisine bakan genç adam hiçbir şeyin farkında değildi. Güneş ışığıyla yıkanmış sarı saçlar, kömür karası buklelere ve derin mavi gözler yerini zümrüt yeşiline bırakırken ilk kez yüzünde bir duygu belirtisi açığa çıkmıştı. Dudakları orantısız bir biçimde aşağıya doğru sarkarken yanakları titremiş ve yeşile dönmüş gözleri kararmıştı. Küçük bir damla yaş bıraktığı ıslak yolun beraberinde toprağa düşerken pelerinin ardına sakladığı hançeri ince, uzun parmakları arasına gizleyiverdi, bir çırpıda. Kalbi çığlıklar atıyor ve kendi benliğine dair kalan Myra'nın son parçaları hıçkırıkları arasında kendisine yalvarıyordu ancak bir önemi yoktu. Şu an tüm benliğini ele geçirmiş olan başka bir bedendi, Myra değildi o dakika sadece Sylea idi. Acımasız, kibirli, kendine riske atmamak için yoluna çıkabilecek herkesi katledebilecek bir kızdı, o an. Her şeyden çok sevdiği, kaybetmekten en çok korktuğu kişi Andreas'ı bile gözünü kırpmadan öldürebilirdi ve öyle yapacaktı. Sonunda değişmiş bedeni genç adamın karşısında dikildiğinde parmaklarının yanakları üzerinde dolaştığını hissedebiliyordu. Tüm bu hissettiklerin bir yanılsama, Andreas. Sen gerçek beni tanımıyorsun bile, bana aşık değilsin. Senin aşık olduğun kişi Sylea. Sonunda parmaklar dudaklarına ulaştığında sessizce bekledi. Birden göğsündeki sıcaklığın yeniden kendisini su yüzüne çıkardığını hissetti. Hayır, olamaz. Saçları eski sarılığına ve gözleri okyanus maviliğine dönerken Andreas'ın şaşkınlığını görebiliyordu. Gözlerindeki bakışı da öyle. Kalbi ortadan ikiye ayrılırken, metamorfmagus olması dışında bütün sırlarını bilen Andreas'ın artık infazının gelmesi gerektiğini biliyordu. Kim olduğunu bilmeyen genç cadı, görünüşünde kendisi olsa bile ruhunun Sylea'nın elinde olduğunu hissediyordu. Parmakları arasındaki soğuk yüzey hızla yukarı kalkarken bir süre ay ışığının ışıltısı altında parladığını hissetti. Genç adamın gözlerindeki neden sorusu kalbine bir ok misali saplanırken, kararını vermişti. Sylea, Meredith ya da Lisabelle diye biri olmamıştı hiçbir zaman. Myra onların hepsiydi aslında. Yalnızca kendisini biraz olsun yatıştırabilmek için onları üretmişti, asla Sylea kadar cani ya da Meredith kadar duygusal olduğunu düşünememişti fakat onların birleştiği noktada kendisi gün yüzüne çıkıyordu. Düşüncelerin derinliğinden sıyrılırken parmakları arasından süt beyazı bileklerine ilerleyen kanı seyretti. Kan, görmekten zevk aldığı bir şeydi Sylea'nın yani artık kendisinin. Gözleri önüne serilen perdenin kalkmasıyla, ışığının sönmekte olduğu bir çift gözü uzun uzun süzdü. Başı hafifçe eğilirken kanlı dudaklara doğru yaklaştı. Gözlerini kapatmadan uzun bir öpücük bahşetti Andreas'a. Bu içindeki ona aşık tüm parçalardan oluşmuş tutkunun simgesiydi. Elveda. Ardından ayakları altında yatan hareketsiz bedenden ayırdı gözlerini, birkaç adım ötesinden gelen hışırtı sesleri ile. Yanaklarından aşağıya doğru süzülen yaşları hırsla sildikten sonra, ucundan kan damlayan hançeri sanki kendisini kirletiyormuş gibi uzaklara doğru fırlattı. Şimdi dimdik durmuş bedeni, karanlık perdesinin arkasından gelebilecek olanlara karşı hazırda bekliyordu. Az önceki hançerin yerini kendisine sıcacık gelen ve güven veren asası almıştı. Yaprakları sallandıran ve birkaç kuşu harekete geçirmeye yeten yükseklikteki kahkaha kendisine doğru süzülürken ürperdiğini hissediyordu. Uzun bir bekleyişin ardından karşısındaki uzun, görkemli ağacın arkasından çıktı, yılana benzeyen çehresi adamın. ''Sanırım artık, sevgili Myra'mız olgunlaşıyor, ne dersin?'' Kafasını iki yanına sallayarak nefret dolu bakışlarını yöneltti, birlikte çalışmaktan hoşnut olmadığı ancak buna mecbur kaldığı adama. Görevleri önündeki tek engel de kalktığına göre artık tek yapması gereken, onunla birlikte buradan kaçmaktı. Sessizce, kimse duymadan. Artık arkasında özlemini çekebileceği birisi de yoktu. Andreas'ı kendi elleriyle öldürmüştü, acımadan. Geriye dönüp hâlâ sıcak olan kollara sarılmak, süt kahvesi gözlerin aşkıyla erimek istiyordu fakat artık çok geçti. Adımlarını kararlı bir biçimde atarak ormanın çıkışındaki patikaya yöneldiğinde yanındaki adama sert sesiyle karşılık vermeyi ihmal etmedi. ''Kes sesini.'' Sakin ifadesi yüzünden silinmeden, benliğinde uyanan karanlığa doğru yürüdü. Şafağın ışıklarıyla beraber kaybolurken hiçlikte, gözlerinde yalnızca hüzünlü bir ifade vardı.


En son Myra Devereaux tarafından Cuma Mayıs 13, 2011 8:06 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cecilia Boudlaire
Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 19
Doğum tarihi : 30/11/95
Yaş : 22
Mücadele Tarafı : Aydınlık Taraf
Sihirsel Soy : Melez
Evcil Hayvanı : Max adında bir retriver.
Kayıt tarihi : 03/03/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
99/100  (99/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Çarş. Mayıs 11, 2011 8:11 pm

Karakterin;
Adı / Soyadı: Cecilia Amy Boudlaire
Rpg Puanı: 99
Rpg Deneyimi: Bu ayın 30'unda 3 yıl bitecek.
Kişisel Özellikleri: Çok içine kapanık ve çok sessiz bir insandır. İnsanlarla konuşurken kendisi gibi olamaz ve doğal davranamaz. Hep, herkesin onun içinde olmadığı, belirli bir düzene uygun hareket ettiğini düşünür. Toplumda yerini bulamamış birisidir. Tamam belki kariyerinin doruk noktalarında bir yerde olabilir. Fakat bu ona psikolojik olarak olumlu bir etki etmiyor. Aksine, işlerin yoğunluğu yüzünden daha da strestli oluyor. Her zaman kederli ve üzgün göründüğünü söylerler. İnsanların yaptıkları her şeyi onu dışlamak için yapıyorlar gibi hisseder. Kendisini tam olarak anlatamadığını düşünür. Kimse nasıl bir duygu seli içinde olduğunun farkında değildir ona göre. Herkes o kadar meşguldür ki kendi işiyle, kimse ona ayıracak vakit bulamıyordur sanki. Kararsız biri değildir. Şu ana kadar yaptığı hiçbir şeyden pişmanlık duymamış olduğunu söyler sürekli. Zaten ilke olarak hiç "keşke" dememeyi hedefler her zaman.
Aile Geçmişi: Ailesi ve kan durumu hakkında herhangi bir bilgisi yok. Tek bildiği onu büyüten Muggle ailenin onu bir gece kapının önünde yeşil gözlü yeni doğmuş bir kız bebek buldukları.
Yeteneği almadaki amacı: Cecilia bir casus. Bu yüzden sürekli tetikte olması gerek ve yakalanmaması için bu yeteneğe sahip olması onun için muhteşem bir avantaj olacaktır.
Dönüşeceği Görünüm: Emma Watson
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:


Hayat tam bir sürtüktü! İki gün önce, sadece iki gün önce muhteşem derecede yakışıklı bir Fransız'ın kollarının arasında, Eiffiel'in gölgesinde mutlu dakikalar yaşarken şimdi, o küçük Fransa seyahatinden beri bir köle gibi çalışıyordu. Yirmi sekiz saatti Bakanlık'ta geçirmişti. Önünde yığılmış parşömen ruloları, çenesi düşük bir mesaî arkadaşı ve önüne gelene emirler yağdıran bir amir -aynı zamanda kuzen- ile geçen bir yirmi sekiz saat... Kafein komasına girmediğine şaşırıyordu çünkü herhalde tonlarca sek kahve içmişti ayakta kalabilmek için. Metamorfmagusluğunun bile yüzünün rengini geri getirebileceğinden şüpheliydi. Yine de her zamanki kumral tipini değiştirmek istedi. Öğle yemeğinden -ki bu bir fincan kahve ve bir donuttan ibaretti- döndüğünde saçları beline kadar uzuyordu. Artık bir sarışındı ve gözlerinin yeşili de okyanus mavisine dönmüştü. Fakat enerjisinin küçük bir kısmını bile buna harcadığına pişman olmuştu çünkü bu onun bütün gücünü toplamasını engellemişti. Kasları artık isyan ediyordu. Dün gece eve girer girmez kendisini koridordaki halının üstüne atmıştı. Hiçbir şey yememiş, içmemişti veya yukarı, odasına çıkmaya bile çalışmamıştı. Yorgunluğa ek olarak ona omuz ağrılarını da getirecek bir pozisyonda, yerde yüz üstü uyuyakalmıştı. Sarhoş olmayan biri için "sızmak" kelimesinin kullanılabileceği ender noktalardan birindeydi. Kendini yere çalmıştı ve sert zeminin ona açtığı kollarını memnuniyetle kucaklayarak yaklaşık on dört saatlik bir uykuya dalmıştı.

Uyandığında güneşin pencerelerden içeri süzülüp beyaz betonla yaptığı yansımayı gördü ilk önce. Saat erken olmalıydı. Fakat güneş tepedeydi. Güneş biraz fazla tepedeydi. Kaçtı ki saat? Hemen kolundaki saate davrandı.

"Lanet olsun!!"

Mesaî saatini tam bir buçuk saat farkla kaçırmıştı. Tam ayağa kalkarken Vienetta'nın patronusu göründü. Emrivakî bir toplantıdan bahsediyordu. Toplantıya sadece on dakika kalmıştı ve bu on dakika hiçbir şey için yeterli değildi. Birden zıpladı ve ışık hızıyla yatak odasına koşup gardırobunun kapılarını parçalarcasına açtı ve gözüne ilk ilişen siyah bir gömlekle pembe bir eteği üzerine geçirdi. Aynaya bakmaya bile tenezzül etmeden saçlarını topladı, tabi o sırada ayakkabılarını değiştirmekle meşguldü. Aynı hızla aşağıya indi, merdivenlerden düşmemek için tırabzanlara sıkıca tutunmuştu. Yerde duran evrak çantasıyla yıllar önce onu seçen asayı kaptı ve kapıdan çıktı. Arkasına bakmadan evden çıkarken her zamanki koruyucu büyüleri fısıldadı. Bugün ek önlemlere dikkatini veremezdi, sonuçta evde de devlet sırları gizli değildi yani. Sonra ayaklarının üstünde döndü ve Londra'nın her zamanki sıcak, boğucu havasıyla karşılaşacağını beklerken bulutlu ve serin bir havayla karşılaştı. Beynine oksijen gitmesi için nefesini iyice içine çekti. Koşar adımlarla girişlerden birisine koştu ve nefes nefese kalmışlığı yüzünden ona dik dik bakan Büyücü ve Cadılara aldırmadan koşa koşa basamakları çıktı ve toplantının olacağı salona doğru yönünü değiştirdi. Kordidorda pek fazla kişi yoktu, bu da toplantının başladığını simgeliyordu. Topuklarının bu kadar hıza daha ne kadar dayanabileceğini merak ederek salona yollandı. İçeri girdikten sonra kapıyı kapadı. "Özür dilerim, geciktim. İyi günler." Kızarmış yüzünü de alarak boş üç sandalyeden ortadakine oturdu ve o içeri girerken konuşmakta olan büyücü konuşmasına devam ederken etraftaki tanıdık yüzlere sessizce cevap verip büyücüyü dinlemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Laxmi Byrion
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 42
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 24
Mücadele Tarafı : Karanlık mı işledi içine
Sihirsel Soy : Safkan
Evcil Hayvanı : Lilith (Yılan)
Kayıt tarihi : 26/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   C.tesi Mayıs 28, 2011 10:22 am

Myra Devereaux kabul, yeteneğiniz veriliyor. Cecilia Boudlaire reddedildi. Çünkü, rol oyununuzda nasıl dönüşüm geçirdiğinizi anlatmamışsınız bile.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Paz Tem. 03, 2011 1:58 pm


Örnek Rp Başka Bir Roleplay'de başka bir karakterle yaptığım Rp.

Adı / Soyadı: Rio Milo
Rpg Puanı: 80
Rpg Deneyimi: 5 Yıl
Kişisel Özellikleri: Sabırlı,güçlü,cesaretli.
Aile Geçmişi: Safkan ama melez ve muggle'de barındırıyor.
Yeteneği almadaki amacı: Seherbazlık'ta bana yardımcı olabileceğini düşünüyorum.
Dönüşeceği Görünüm: Hogwarts Müdürü , Sihir Bakanı tabi izinleriyle birlikte.
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:

"Bu saçmalıktan nefret ediyorum!"

Diye bağırdı Tia. Henüz saat sabahın dördüydü ve gözüne tek damla uyku girmemiş gibi duruyordu. Yaklaşık bir saattir kesintisiz tavana bakıyor ve kendi kendine saçmalıyordu. Sonunda buna dayanamayacağını hissetti, tavan her dakika daha çok yaklaşıyordu sanki ona. Ağır ağır nefes almaya başlamıştı, gerçekten kötü bir durum. Buna bir son vermek amacıyla yatağından doğrulmaya çalışırken büyükçe bir kedi yatağa atladı.

"Git başımda Niona"

Diye mırıldandı bu sefer kadın. doğrulamıyordu bile. Kedi santim santim ona yaklaşıyor ve hareketini engelliyordu. Kadın sonunda dayanamayarak yorganın kenarından çıkardı eliyle çevik bir harekette bulunup kediyi boynundan kavradı. Siyam kedisi, buna hiç şaşırmamış gibi kadına dik gözlerle bakmayı sürdürünce Tia, buna da dayanamayarakgözlerini kapatarak kediyi yere koydu yavaşça. Bir şekilde, yatakta doğrulmuştu sonunda. Sinirden ve sıcaktan kızarmış yüzüyle birlikte saçlarınında diplerden kızardığını farketti. Gerçekten, gülünç görünüyor olmalıydı. Buruşuk bir ağızla ellerine baktı, bir kaç saniye içinde. Beyaz elleri, sıcaktan hafifçe şişmişlerdi. Oflayarak -ve bunu pek takmamaya çalışarak- ellerini tarak gibi kullanarak kakülleriyle birlikte bütün saçını geriye doğru attı, tarar gibi yaparak. Şimdiki hali istediği gibi olmuş olmalıydı, simsiyah. Bir miktar düzensiz kalp atışlarının düzelmesini bekledi, yine de çok zaman kaybetmeden ayaklandı. Soğuk mermer zemine çıplak ayaklarını aynı anda değdirdiğinde, bir miktar da olsun ürperdiğini hissetti, fakat soğukluk, onu gerçekten kendine getirmişti. Yüzüne hoş bir tebessüm yayılırken ayaklandı ve odanının diğer ucuna, balkona doğru yürümeye başladı. Siyam kedisi, genç kadının ayakları altında dolanmaktan resmen zevk alıyor çılgınca kendini sağ sola atıyordu, ezilmekten korkmayarak belli ki. Bu sırada Tia' nın yüzündeki gülümsemeyi arttıran soğuk zemin neredeyse sonlanmıştı. Balkonun kapısını örten kalın bordo perdeleri varmasıyla, var gücüyle onları yanlara doğru açması bir oldu. Tam istediği gibiydi. Karanlık, fakat mavi bir karanlık, muhteşem tam ayın aydınlattığı soğuk bir karanlık. Bir süre dışarıyı süzdükten sonrada çok zaman kaybetmeden kapıyı açtı. Balkon kapısının açılmasıyla içeri inanılmaz soğuk bir hava kütlesi girmişti. Tüylerinin diken diken olduğunu hisseden genç kadının uzun düz saçları, uçlarından kıvrılmaya başlamış, dibinden de son hızıyla mavileşiyordu. Elini sırtına atıp bir tutam saç tuttu, gerçekten kıpkıvırcık olmuşlardı. Balkondan dışarı bakarken, gözlerini kısıp kıkırdamaya başladı. Buna alışmış olamsı gerekiyordu fakat, her karşılaştığında gülemeden duramıyordu. Bir kaç dakika dışarıdaki güzelliği süzdükten sonra balkonunda duran eski, üç ayak üstünde suran teleskobuna baktı. Teleskobun, onca yılın verdiği acımasız darbelere nasıl bu kadar iyi dayanabildiğine hala şaşırıyordu. Neyse ki onunla mutluydu, en azından işini çok güzel görüyordu. Yine de ilginç bir şekilde, o an ona bakmak istemediğini düşündü ve arkasını dönerek, tekrar içeriye adım attı. İçeriye girdiğinde kedisi, soğuktan saklandığı yerden fırlamış tekrar ayakları altına dolanmıştı. Yine kediyi takmayarak yoluna devam etmeyi tercih etmişti, doğrusu, kediye bu saatte mama vermeye kalkarsa, her sabah bu saatte tepesine çıkarak onu uyandıracağından korkuyordu. Sessizce küçük odaya bağlı banyosuna doğru seğirtti.

Çok büyük olmayan banyo, küçüklüğünün aksine özenle döşenmişti. Beyaz mermerlerin üstündeki siyah desenlerin banyoya her zaman hoş bir hava kattığını düşünmüştür Tia. Genç kadın hoş banyoya girdiğinde, ışığı yakmak yerine, karanlığa alışan gözleriyle banyoyu hafifçe süzerek küçük pencereye doğru ilerleyerek pencere önündeki perdeyi çekiştirdi. Bir anda içeri dolan ay ışığıyla yüzündeki gülümsemenin artmasıyl, çok zaman kaybetmeden aynaya doğru döndü. Bir aniçinde dehşete kapılacağını düşünmüştü, fakat sonuçtan memnundu. Gözlerinin altı hafifçe morarmıştı, tahmin etmişti aslında fakat, bu onun için pekte sorun değildi. Sadece aynaya bakmaya devam ederek burnuna çevirdi gözlerini. Küçülmüştü, ve gülünçtü. Tek kaşını şaşkınca kaldırıp, gözlerini saçlarına çevirdi. Tam istediği gibiydi. Bir kaç saniye de kaküllerinisüzdükten sonra geriye çakilerek aynadaki portresine baktı. Tam anlamıyla mükemmeldi. Uzun, koyu mavi kaküllü saçları, çekik uzun kirpikli gözleri, makul kalınlıkta kırmızı dudakları ve ince, sivri burnu. İkinci kez kıkırdadı, gerçekten, kendine aşık olabilirdi. Aslında bunları kolayca ve aynaya bakmadan farkedip, yapabileceğini bilmesine rağmen, kendine oyun oynamayı, evin içinde küçük tiyatrolar çevirmeyi seviyordu. Bir süre mükemmel yüzüne şirin bir gülücükle baktıktan sonra aynaya küçük bir öpücük kondurarak geriye kaykıldı, topuklarının üzerinde dönerek kapıya doğru yöneldi. Belki Niona' yı alışmasın diye aç bırakıyordu, fakat kazınmak... Pekte hoşuna gitmiyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleida Widmore
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 530
Mücadele Tarafı : Widmore.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Kedi - Ralph.
Kayıt tarihi : 22/07/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Tem. 04, 2011 4:21 pm

Rio, yazdığınız rp karakterinize ait değil. Anladığım kadarıyla kurgunuzda da özel bir yeri yok. Bu yüzden başvurunuz kabul edilmedi.

Dipnot: "Sihir Bakanı" ya da "Hogwarts Müdürü" diye dönüşülecek kişi modeli yoktur, o bölüm dönüşmek istenilen ünlüyü yazmak için bulunmaktadır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Desiree Widmore
Gryffindor V. Sınıf & Sınıf Başkanı
Gryffindor V. Sınıf & Sınıf Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 281
Doğum tarihi : 04/01/97
Yaş : 20
Mücadele Tarafı : Bana Widmore'lar para veriyor.
Sihirsel Soy : Melez.
Kayıt tarihi : 28/07/09

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
98/100  (98/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Tem. 04, 2011 5:02 pm

Karakterin;
Adı / Soyadı:Desiree Schult
Rpg Puanı:98
Rpg Deneyimi:3 yıl sanırım.
Kişisel Özellikleri:Fazlasıyla sakin bir kızdır. Umursamazdır ama hırslıdır. Daima karşısındakinden ilk adımı bekler. Bir Gryffindor öğrencisine göre çok da cesur değildir. Sessizliği sever. Kitap okumaya bayılır. İnsanlarla iletişimi pek iyi olmasa da kolay arkadaş edinir. Kendine benzeyenlerle daima tanışmak için can atar. Huzuru sever. Hafızası iyi değildir. Bazı şeyleri hiç hatırlamaz. Bazen insanları bile unutabilir. Bu bir hastalık olduğundan arkadaşlarıyla sorun yaşamıyor. Yalan söylemekte iyidir fakat aniden yalan söyleyemez. Çünkü heyecanlanır. Dostlarına karşı bir gizlisi yoktur. Duygularını ifade etmekte zorluk çeker.
Aile Geçmişi: Babası muggle olduğundan katledilmiş. Soylu bir aileden gelmesine karşın çok zengin değil. Annesiyle yaşıyor sayılabilir. Annesiyle pek iyi anlaşamıyor. Annesi büyücü ama muggle hayatı sürüyor. Üvey babasını gerçek babası gibi seviyor. Üvey babası da büyücü. Annesi metamorfmagus yeteneğine sahip. Babasının da ailesinde bir iki büyücü var ve onlarda metamurfmagus yeteneklerine sahipler. Büyük annesi ise veela yeteneğine sahip.
Yeteneği almadaki amacı: Yeteneği ona çok yarayacak çünkü sessizliği seven biri. Tanındığı yerlere kılık değiştirip girebilecek ve annesinden rahatça kaçabilecek. Kimse onu tanımadığında özgür olduğunu düşünür hep.
Dönüşeceği Görünüm:Susan Coffey.
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:

Gürültüyle uyandığımda artık gitme vakti geldiğini anlamıştım. Hiç bir hazırlığım yoktu. Kimseye haber de vermemiştim. Hizmetçiler yapabilirlerdi tüm işlerimi. Ama onlara emir vermekten hoşlanmıyordum. Onlar da benden hoşlanmıyorlardı zaten. Bu evdeki tek işleri dedikodu. Onlardan nefret ediyorum.

Yavaşça kalktım ve sarı saçlarımı mavi tokam ile tutturdum. Aynadaki görüntüm berbattı. Neredeyse uyumamaktan morarmış göz çevrelerim ve kızarmış gözlerim beni canavar gibi gösteriyordu. Kabarmış saçlarımı saçma bir şekilde toplamıştım. Adete yıllardır yıkanmayan birini andırıyordum. İlk yapmam gereken bir dul almak olacaktı. Üzerimdeki tek şey olan beyaz elbisemi üzerimden attım ve sıcak suların altına kendimi bıraktım. Beyaz vücudumda beyaz ellerimi gezdirirken, rahatladığımı,ve az da olsa uykusuzluğu unutabildiğimi fark ediyordum. Duştan çıktım ve havluya sarıldım. Beyaz mermerlerde ilerlerken, soğuk içime işliyordu. Hemen pencereyi kapattım ve dolabımın önüne dikildim. En üst raftaki beyaz üzerine siyah çiçekler olan çantayı kaptım ve aşağıya attım. Önce iç çamaşırlarımı ardından da bir dar kot ve pembe kalçalarıma kadar uzanan bluzu geçirdim üzerime. Uzun gri hırkamı da giydikten sonra raflarda bulduğum tüm kıyafetleri attım o kocaman beyaz çantaya. Bluzlar, kotlar, elbiseler... Takılarımı ve telefonumu da aldıktan sonra beyaz spor ayakkabılarımı giydim. Beyaz kapıyı sessizce açtım ve merdivenleri indim. Ortalıkta kimsecikler yoktu. Gürültü babamın odasından geliyordu. Hastalığı onu berbat bir hale sokmuştu. Ama şimdi onu düşünecek vaktim yoktu. Kapının kilidini sessizce açmayı becerdikten sonra kendimi dışarıya attım.

Dışarısı penceremden giren rüzgar gibi soğuk değildi. Islak yollarda ayakkabılarım sesler çıkartırken, adeta yankılanıyordu tüm sokakta bu sesler. Hafif hafif yağmur yağsa da ıslatmıyordu. Çimen kokan sokakta yürürken vücudumdaki değişiklikleri fark etmemek elde değildi. Bunu kendi isteğimle yapıyordum ama her yapışımda bana tuhaf geliyordu. Sarı düz saçlarımı kızıl dalgalı hali alması, sonra kolumda çıkan bazı benler ve belimin incelmesi. Tamamıyla farklı biriydim şimdi. Kimse beni tanımıyordu ve özgürlük benimleydi. Değişken bedenimin bana verdiği huzurla yoluma devam ettim ve annemin bu yeteneğimi bilmemesinin keyfini çıkardım. Ondan kurtulmak harikaydı.

_________________

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleida Widmore
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 530
Mücadele Tarafı : Widmore.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Kedi - Ralph.
Kayıt tarihi : 22/07/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Salı Tem. 05, 2011 5:05 pm

Desiree, onaylanmıştır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alojz Czekaj
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Evcil Hayvanı : Tembel hayvan, hayvanın peşinden koşarken ve onu beslerken harcadığı zamana acıyan biri olarak en zahmetsiz hayvanı seçmesi doğaldır.
Kayıt tarihi : 28/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   C.tesi Tem. 09, 2011 8:21 pm

Karakterin;
Adı / Soyadı: Alojz Czekaj
Rpg Puanı: 90
Rpg Deneyimi: 6 yıldan fazla
Kişisel Özellikleri: Büyü dünyasının gizemlerine son radde meraklıdır. Asosyal ve insan ilişkileri konusunda son derece zayıf olmasına rağmen karşıdaki insanları kendi ilgilendiği alanda rahatlıkla çözebilen kıvrak bir zekaya sahiptir. Hemen herkesi bilgi konusunda rakibi olarak görür. O öğrendiğini kullanarak büyü dünyasına büyük bir etki yapacak şeyler yapmaktan ziyade beyninde işleyip çözümlemekle ilgilenmektedir. Ona göre bir şeylere etki etmek, öğrenilenleri ve çözülen gizemleri tepetaklak etmektir. Ancak mecbur kalırsa rastgele olarak aklından bilgi seçer ki bu her ne kadar düello, dersler ve büyücü turnuvası, quidditch gibi etkinliklerde işe yarasa da insan ilişkilerini genelde daha kötüye getirir. Son derece hırslı bir yapısı vardır ve ''boş'' olarak tabir ettiği şeylerle zaman yitirip istediğini almayı geciktirmekten nefret eder. Bu yüzden hayatını ve çevresini ona göre düzenlemiştir. Hatta evcil hayvanını bile. Ve istediklerini almak için her şeyi yapabilir rahatlıkla, yasadışı şeyleri bile. Gene de eğer metamorfmagus olursa bu yaptığı gizem casusluğu konusunda ona büyük katkıları olacaktır ki bunu rpde işleyeceğim.
Aile Geçmişi: Ailesi kendisinin aksine sıradan insanlardan oluşmaktadır, amcası Stanko haricinde. Annesi Trina, Slovakya'nın en güzel cadılarından biri olarak bir çok muggle mafyasının ve büyük iş adamlarının dikkatini çekse de bir büyücü Slav olan babası Alojz Miru'nun karşısında hiçbirinin şansı olmamıştır. Bir kaç yıl sonra şaaşalı bir düğünle evlenen slav büyücü bir metamorfmagus olduğunu bildiği bu kadınla beraber dünyaya bir çocuk meydana getirmişlerdir ve hayatlarını İngilitere'de yaşamaya karar vermişlerdir. Ve beklemediği üzere, adını Alojz koydukları bu çocuk, asosyal ve aşırı tuhaf bulduğu kardeşi Stanko'nun huyunu almıştır.
Yeteneği almadaki amacı: Karakter kurgusunu güçlendirmek ve renklendirmek
Dönüşeceği Görünüm: Jaco van den Hoven
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:

Şans, son derece muallakta kalan bir kavram olmuştur şimdiye kadar. Ve insanlar yaşadıkları olayların şans mı yoksa şanssızlık mı olduğunu hiç bir zaman bilmezler. Herkese ''Erken karar verme hastasısınız'' diyen bilgin bir çiftçi ile ilgili bir çin hikayesi de bu konuda iyi bir tartışma alanı açmıştır. -Hani atını krala vermemekte ısrar eden köylü, sonra at yok olur, yerine bir sürü at gelir, oğlu tımar ederken atları düşüp bacağını kırar, sonra savaş olur herkes oğlundan olurken bununki evde kalır acıklıdır biraz- Bu yüzden olayları her olasılığa dair değerlendirmeyi tercih ederdi. Tabi hikayeleri özet geçip de, ana fikirini değerlendirmeye alarak. Yarın ne olacağını bilmek için gerçekten uzak görüşlü ve üstün zekalı olmak gereklidir. Bunlardan yoksun olan olacağı bariz olayları bile göremez ve kehanet gibi muğallakta olan saçma yollara başvurur. Tabi bundan gerçek kahinleri tenzih ediyordu Alojz. Zira tanıdıklarından bir tanesi gerçekten bu konuda iyiydi ve geleceği görmek için aslında bu yeteneğine ihtiyacı yoktu. Bunu ona söylediğinde o kahin bu türk konulara henüz aklının ereceği yaşa gelmediğini iddia etmişti bu çocuğun. Oysa aşırı derecede yanılıyordu.

Plan belliydi. Kütüphanedeki yasak bölüme gidecekti görüntüsünü değiştirerek ve peşine düşecekleri atlatmak için eski haline dönecekti çok zor duruma düşerse. Gerken tüm malzemeleri hazırlamıştı. Gideceği yeri, kitapları saklayacağı bölümü, kıyafetlerini değiştireceği zaman dilimini, kimlerle muhatap olacağını, hepsini, hepsini iyice araştırıp hesaplamıştı. Hatta, bir çok öğrencinin bilmediği güvenlik ayrıntılarını da teorde çözmüştü ama artık bakacaktı duruma göre. Zaten bir kaç gün sonra bu kitaplar yerlerine geri dönecekti. Bu yüzden en ufak vicdan azabı ve telaş hissetmiyordu. Cezaya kalma olasılığı bir tek onu endişelendiriyordu ama metamorfmagus görüntüsünü bilmeyenler neye dayanarak kendisini cezalandırabilirlerdi ki?

Slytherin binasına ait bir üniforma temin etmişti, şu an dersi olmadığından ortak salonda sivil cübbesi ile takılan bir arkadaşından. Onu susturmak için biraz paranın yeterli olduğunu biliyordu. Ona bu üniformayı neden aldığını söyleme salaklığında da elbette bulunmamıştı. Şu anda boş olan bir sınıfa geçti ve kapıyı iyice kapattı. Bereket ki koridorda hiç kimse yoktu. Zaten bu saatte öğrenciler ortak salonda olurlardı. Geç bir vakit değildi ama SBS sonrasıydı ve öğrenciler aşırı çalıştıkları zamanın acısını erkenden dinlenmeye çekilerek çıkarıyorlardı. Dolayısıyla bir iki Ravenclaw dışında kütüphanede bulunacak da kimse yoktu. Kütüphane görevlisine gelince o gün onların iki gıdım öğrencinin başında durma isteği olmayacağını iyi biliyordu. Gerçi ne olur ne olmaz diye de kontrol ettirmişti. Kıyafetlerini değiştirdikten sonra sıra görüntüsünü değiştirmeye gelmişti. Gözlerini kapattı ve odaklanmaya çalıştı. Burnunu, ağzını, gözlerini ve yüzünün geri kalan tüm ayrıntılarını hissetmeye ve hayal etmeye çalıştı. Sonra iyice konsantre olarak onların alacağı görüntüyü teker teker belirledi. Saçlarının şeklinin, boyunun uzunluğunun değişmesi bile önemliydi görev için. Bir süre sonra gözlerini açtığında cebinden hemen aynasını çıkardı ve şok oldu. Oh, tamam daha önce de bu yüzü görmüştü ama çok da sık görmediğinden her defasında şok oluyordu. Koyulaşan saçlarına ve değişen yüz hatlarına dokundu. Bu çocuğun sinsi bakışları bu üniformaya ne kadar da yakışıyordu. Gülümsedi, o yabancı çocuk da gülümsedi. Ardından aynayı cebine koydu ve yapacağı büyülerin listesini yeniden aklından geçirerek yavaş adımlarla sınıfın kapısına doğru ilerledi ve yavaş şekilde kapı kulpunu çevirerek kendine çekti. ''İyi günler.'' dedi karşısına çıkan bir Profesöre. Hayatında ilk defa gördüğü bu öğrenciye çok da dikkat etmeden karşılık vererek yanından geçip gitmişti adam. Bu iş eğlenceli olacaktı doğrusu.

(Önemli olan değişim anı olduğundan sonrasını işlemedim)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Aleida Widmore
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 530
Mücadele Tarafı : Widmore.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Kedi - Ralph.
Kayıt tarihi : 22/07/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Tem. 11, 2011 12:09 am

Onaylandı. Yeteneğiniz Veriliyor.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ysebel Moore
Gryffindor VI. Sınıf
Gryffindor VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 154
Mücadele Tarafı : Sessizlik.
Kayıt tarihi : 07/07/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
30/60  (30/60)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Tem. 18, 2011 11:58 am


Adı / Soyadı: Ysebel Moore
Rpg Puanı:100.
Rpg Deneyimi: 4 sene.
Kişisel Özellikleri: Ysebel nefret duygusunu kaybetmiş bir şeytan gibidir. Evet nefret edemez, ancak gerektiğinde nefret edilesi bir cadı olabilir. Karşısındaki kim olursa olsun, ters cevaplar vermekten kaçınmaz. Bakışları ile bile karşısındakini zehirleyebilen bir yılan gibidir. Sevimli kız maskesinin altında yatan gerçekliği göstermekten hiç çekinmez. Acı çektirmeyi çok sever. Kendisiyle uğraşanların hayatlarını cehenneme çevirmeye bayılır. Çabuk sinirlenir. Ailesinin erken vefatı hayatında birçok şeyi değiştirdiği gibi onu da değiştirmiştir. Ölümden korkmayan, pimi çekilmiş bir el bombası gibidir. Bunun dışında sessiz biridir. Bu sessizliği masumluğundan gelmese de, sevimliliği ile etrafındakileri kolayca kandırır. Güven konusunda çok problemleri vardır. Ancak o sıcak gülümsemesi ve sevimliliği etrafındakilerin ona hemen kanmasına neden olur. Kolay güven kazandığı için, yetenekli bir oyuncudur.Yalan söylemekten hiç kaçınmaz.
Şımarık değil ama saygı olayına da pek girmez.
Aile Geçmişi: Moore ailesi bünyesinde her türlü karanlık cadı ve büyücüleri bulundurmuş bir aile olmasına karşın, Ysebel'in anne tarafı ise oldukça aydınlık yanlısıdır. Tabi taraf tutma yanlısı olmayanlar da vardır. Ysebel'in annesi gibi. Anne tarafında çoğunlukla Veela görülür cadılarda. Büyücülerde ise animagus yeteneği göze çarpar. Baba tarafında pek fazla yetenek sahibi olmasa da Ysebel'in büyükannesi metamorfmagustur. Aile, dış etkiler tarafından değil de, tamamen iç bölünme ile yok olmuştur. Aile içi katliamlar artınca da geriye sadece Ysebel ve teyzesi kalmıştır.
Yeteneği almadaki amacı:Ysebel büyükannesinin sanki yeniden doğmuş versiyonu gbidir. Onun gençlik dönemindeki görünüşüne ve kişiliğine sahiptir. Tamamen ona benzemesi için de bu yeteneğe sahip olması gerekiyor. Çünkü kurguma göre büyükannesine olan bu benzerliği peşinde büyük tehlikeleri de getirecektir. Bu yeteneğini kullanarak aslında büyükannesinin ölümünün bir kaza değil de cinayet olduğunu ve onu öldürenlerin şimdi de kendisinin peşinde olduğunu öğrenecek. Tabi sonra bunun sebebini araştırırken de hiçbir şeyin tesadüf eseri olmadığını anlayacak. Şimdilik kurgumun özetinin özeti bu. Rpler ile devamı gelecektir.
Dönüşeceği Görünüm: Eliza
Kod:
[img]http://img855.imageshack.us/img855/736/94486790.png[/img]

Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu::
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jamie Lea d'Estaign
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 532
Doğum tarihi : 13/08/92
Yaş : 25
Evcil Hayvanı : Faruk K
Kayıt tarihi : 02/06/11

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Tem. 18, 2011 1:51 pm

Kabul edildiniz. Yeteneğiniz veriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Linda Kathleen Evans
Gryffindor V. Sınıf
Gryffindor V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 69
Kayıt tarihi : 13/08/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî: Arayıcı
Rpg Puanı:
91/100  (91/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   C.tesi Ağus. 13, 2011 11:14 pm




    Adı / Soyadı: Linda Kathleen Evans
    Rpg Puanı: Doksan bir
    Rpg Deneyimi: İki yıl
    Kişisel Özellikleri: Kibirden uzak olmasına rağmen tam bir Gryffindor olduğu söylenemez. Çok sevdiği kişiler için her şeyi yapabilir ancak sevmediği kişileri de öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğu bir gerçektir. Bu gibi durumlarda kavga etmekten de çekinmez. Hiç kimsenin annesi ile ilgili bir şey söylemeye hakkı olmadığını düşünür ki hele de kötü bir şey söylediyse, Godric Gryffindor ile uzaktan yakından alakasını kuramazsınız. Muggleları korur. Onlara bulanık denlmesinden hoşlanmaz ve ev cinlerine karşı çok ayrı bir sempatisi vardır. Onları korumak için çalışmaktadır.
    Aile Geçmişi: Muggle doğumlu ancak çok sevdiği ve ondan bir yaş büyük kuzeni muggle doğumlu bir büyücüdür ki bundan dolayı büyüden haberdardır ve küçüklüğünde sihri bilmese de çok kullanmıştır ve büyülerde gayet başarılı bir cadıdır. Godric’s Hollow da doğdu ve büyüdü. Annesi, genç cadı daha iki yaşındayken yanlışla yaptığı –kendisi bilmiyor- bir büyü sonucu ölmüş. Babası ölüm nedenini söylememekte kararlığını korumaktadır ve oturdukları yerin yakınında bir pastahanesi var. Annesinden kalmıştır ona da ailesinden ve onada ailesinden kalmadır ve ne kadar bilinmese de nesillerdir Evanslarındır. Eskiden birlikte işletirlermiş. Noel babayı hala seviyor ve inanıyor.
    Yeteneği almadaki amacı: Muggle olmasına rağmen aldığı bu yetenek merak uyandırmıştır; çünkü kendi de biliyor ki bu genetik bir yetenek ve ailesinde bu yeteneğin olmasında imkan yok. İşte o zaman ailesini sorgulamaya başlıyor -ki gerçekten evlat edinildiğini öğreniyor.- Yani evlatlık olduğunu gösterecek bir yetenek bu ^.^
    Dönüşeceği Görünüm: Mona Johannesson
    Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jamie Lea d'Estaign
Cadı
Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 532
Doğum tarihi : 13/08/92
Yaş : 25
Evcil Hayvanı : Faruk K
Kayıt tarihi : 02/06/11

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Salı Ağus. 16, 2011 1:14 pm

Jamie Lea d'Estaign demiş ki:
Kabul edildiniz. Yeteneğiniz veriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Catherine Arjuna Pur
Karanlık Cadı
Karanlık Cadı
avatar

Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 25/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Çarş. Ağus. 24, 2011 5:20 pm

Adı / Soyadı: Catherine Arjuna Pur
Rpg Puanı: 100
Rpg Deneyimi: 6 sene.
Kişisel Özellikleri: Kimse aslında onun tam olarak kişisel özelliklerini algılayamıyor. O kadar dengesiz ki. Ama bir o kadar da acımasız duygu yoksunu bir kadın Arjuna.Çıkarlarına ulaşmak için asla rengini belli etmez. Bulunduğu ortam neyi gerektiriyorsa öyle davranır. Sinsidir,sadisttir ve mazoşisttir.
Aile Geçmişi: Arjuna'nın ailesi tamamen safkan ve tamamen karanlık. Eskiden Lord'un en parlak çağlarında her zaman ona en sadık ve en destek olan ailelerden bir tanesi. Karakterim İspanyol ve İspanyollardaki bir gelenek çocuk doğduğunda ailenin en yetkin kişisi ya da en sevilen kişisi çocuğa ismini ve ilerde olması gerektiği kişiliği kulağına fısıldar. Arjuna'nın kulağına bunları fısıldayan Karanlık Lord olduğu için neredeyse bebekliğinden beri ölüm yiyendir diyebiliriz.
Yeteneği almadaki amacı:Çıkarlarına ve bulunduğu tarafa çok fazla katkı sağlayacaktır.Bu özellikle her yerde kendini başka biri olarak tanıtabilir , istediği her şeyi rahatlıkla yapabilir.
Dönüşeceği Görünüm:Kate Upton
Yetenekle İlgili Örnek Rol Oyunu:

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aleida Widmore
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
Kemik Torbası Sahibesi & Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 530
Mücadele Tarafı : Widmore.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Kedi - Ralph.
Kayıt tarihi : 22/07/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Perş. Ağus. 25, 2011 12:24 am

Yeteneğiniz veriliyor.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Envy Adams
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 241
Sihirsel Soy : safkan
Kayıt tarihi : 26/09/09

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Ptsi Ağus. 29, 2011 8:57 pm

;; Envy Adams
;; 100
;; Beş yıl oldu sanırım.
;; Her zaman oldukça sakin, rahat ve zarif tavırlara sahip. Dünyada dert edinebileceği hiçbir şey yokmuş gibidir, ve bu gerçekten de aynen böyledir. Asla çok uçuk davranmasa da içinden geleni her daim yapar, çünkü yapmaması için yeterli bir sebebin asla olamayacağını düşünür. Her anın tadını çıkarır. Etik kuralları umursamaz. Korkunç derecede keskin bir zekaya sahiptir, ulu orta belli etmekten kaçındığı. Ukalalıktan olabildiğince kaçınsa dâhi yer yer insanları şaşırtabilir; ki bu aslen hoşuna da gider. İlgi çekmeye bayılan, erkek delisi, kusursuz ya da çok eksantrik biri değil, öyleymiş rolü de yapmaz. Aksine, doğallık her koşulda ilk planda gelir onun için. Bu nedenle yalan söylemekten de olabildiğince kaçınır, rol yapmaktan da. Çıkarları söz konusu olduğunda, değer verdiği şeyleri gözünü kırpmadan fedâ edebilecek kadar egoisttir. Kendisini sever, ve dünyasının merkezinde yine kendisi vardır. Kişiliğinin geri kalanı ve düşünceleri ise, bu merkezin etrafında şekillenir. Genellikle alaycılıkla perçinlenmiş sert bir üslubu olsa da, kasten kırıcı olmamaya dikkat eder. Özgürlüğüne düşkün olmasının yanısıra, başkalarının özgürlüğüne de düşkündür; adalet kavramını önemser. Ama kendisine zararı dokunabilecek bir konu varsa, olabildiğince uzak durur. Genellikle duygusallıktan uzak, mantıklı kararlar vermeye çalışır, yine de her şeyi buna bağlı değildir, yani bir robot olmaktan çok çok uzaktır. Yapıcı olanlar dışında, eleştiriler kesinlikle kendisini etkileyemez. Alınganlığı ve incinmeyi zayıf bir karakterle eşdeğer görür, ve o her daim güçlü kalmaya çabalayan bir kızdır. Açık açık kavga etmek ya da tartışmak, kesinlikle ona göre değildir. Eğer birisiyle bir sorunu varsa, bunu gizliden gizliye ve sessizce, bir şekilde halleder. Yapılan bir yanlışı asla affetmez, kin tutabilir. Kesinlikle, tamamen feministtir. Aynı zamanda, kadını her daim ikinci sınıf görmüş olan semavi dinlere inanmayıp, ilahi şeylere inanmaya daha yatkın bir yapısı olsaydı pagan olacağını söyler. İnsanlarla iletişim halinde bulunma konusunda pek iyi değildir. Oldukça çekingen olmasının yanısıra, gerçekten çok çabuk sıkılır. İlgisini canlı tutmak fazlacaa güçtür. Her zaman yeni şeyler arayışındadır. Kitap okuyup bir şeyler öğrenmeyi, Seyahate çıkmayı ve tabii yeni kişiler tanımayı bu nedenle çok sever. Psikoloji ve felsefe hakkında araştırma yapmayı sever, ilerde bu dallarda kariyer yapmayı planlar. İksirler ve Bitkibilim ile arası oldukça iyidir, doğaya bayılan bir kızdan da daha azı beklenemezdi zaten. Titiz, düzenli bir cadı olmasına rağmen fazlaca unutkan oluşu, onu bazen dağınıklığa itebiliyor. Kesinlikle planlı biri değildir, anlık kararlar verir ve hemen bunları uygulamaya koyar. Sabırsız olduğu söylenebilir.
;; 20 Kasım, Atina doğumlu. Annesi ingiliz ve babası yunan, fakat Kanada’da büyüdü. Bu nedenle Fransızca, İngilizce ve Yunanca biliyor. Aşırı ünlü, aşırı zengin ya da soylu bir ailesi yok, anne tarafının Morgan le Fay'e dayandığı söylentileri dışında pek ilgi çekici de değiller. Üst gelir grubuna ait, mutlu ve küçük bir aile onlarınkisi. Annesi Chloe bir Bitkibilimci, bu nedenle Envy doğayla iç içe bir çocukluk geçirdi. Babası ise daha çok Muggle dünyasında nam salmış bir işadamı, yerel bir medya şirketinin patronu.
;; Karakter kurgusuyla alakalı. Envy Adams bir film karakteri aslen, ve benim yarattığım Envy'nin bir müzik grubu olacak, genelde Muggle dünyasında bilinen. İki ayrı kişilik gibi olacak yani, müzikle uğraşan Envy ve normal, öğrenci Envy. Müzisyen Envy için, filmdeki görüntüleri kullanacağım.
;; Brie Larson

Spoiler:
 

_________________


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ra'asiel B. S. d'Orléans
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 80
Doğum tarihi : 13/08/92
Yaş : 25
Sihirsel Soy : Safkan
Evcil Hayvanı : Karabaş
Kayıt tarihi : 26/07/11

MesajKonu: Geri: Metamorfmagus Alımları   Çarş. Ağus. 31, 2011 12:08 am

Yeteneğiniz verilecektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Metamorfmagus Alımları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Animagus & Kurtadam Alımları
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» Boleyn Ailesi Alımları
» Metamorfmagus
» Banshee Alımları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Karakterini Yarat :: Karakter Geliştirme :: Özel Yetenekler-
Buraya geçin: