AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kitaplar Arasındaki Gözyaşı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Vienetta Pershie
Gelecek Postası Yazarı
Gelecek Postası Yazarı
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Mücadele Tarafı : Aydınlık
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 14/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Kitaplar Arasındaki Gözyaşı   Perş. Mayıs 19, 2011 6:10 pm

"Tamam Jarina, görüşürüz."
Yorgunlukla biten bir gün daha. Sihir basını bazen beni çok yoruyor, aslında işimi seviyorum ama bazen kafamı kaşıyacak vaktim olmuyor ve ben bundan nefret ediyorum. Rüzgarın ılık ılık estiği dar sokaklardan geçerken aklımda hep eve gidip kendimi yatağa atma fikri dolaşıyor, yorgunluktan adımlarımı zar zor atıyorum. Eteğimi kaldırmayı bir kenara atıp saçlarımla dans etmeye başlayan rüzgar bir yandan da yüzümü okşuyor, ne soğuk ne de sıcak olan rüzgarı sevmiştim. Elimdeki dosyalarla nefret ettiğim yere varmıştım; Godric's Hallow! Burayı sevmeyişimi bir nedene bağlamayı çok istiyorsak 'geçmiş' diyebiliriz. Babamın öldürülüşünü hatırlıyorum da... Sinirden ellerimdeki dosyaları düşürüyorum ve bir hışımla eğilip dosyaları topluyorum. Burnumdan solurken yanımdan gelip geçenler bana ters ters bakıyor. Onlara 'ne' dercesine bakışlar atarak yürümeye devam ediyorum. İnsanları anlamıyorum, başkaların sinirlendiği şeyler onları ne ilgilendirir ki? Hele o aptal bakışları yok mu? Çölde susuz kalan kedi aşkına, bu tür şeylerden nefret ediyorum! Adımlarımı sıklaştırırken arada sırada uğradığım kütüphanenin önünden geçiyorum, bir yanım içeri girmek isterken diğer yanım eve defolmayı istiyor ve sanırım eve defolma fikri daha çok ağır basıyor. Yavaşlattığım adımlarımı yeniden sıklaştırıyorum. Ama bir dakika, kütüphanedeki kız Valerie'ye çok benziyordu. Geri geri adım atıp yorgun gözlerimi açıyorum. Ah evet, Valerie bu. Gözleri yaşlı sanki, kaşlarımı çatıp kütüphaneye giriyorum ve ona hızla yaklaşıyorum. "Valerie."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valerie Diamante
Hufflepuff IV. Sınıf
Hufflepuff IV. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 34
Doğum tarihi : 13/08/93
Yaş : 24
Mücadele Tarafı : Aydınlık.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Minik beyaz bir tavşan. İsmi ise Lizz.
Kayıt tarihi : 13/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Kitaplar Arasındaki Gözyaşı   Perş. Mayıs 19, 2011 7:30 pm

Rahatı ve huzuru bulabileceğiniz tek adres, çoğu zaman...

Masanın üzerinde kitap açık öylece duruyordu; fakat yaklaşık yarım saatten beri ilk sayfayı okuyordu. Aklında o kadar çok şey vardı ki... Bir seneden beri böyleydi ve tam anlamıyla zevklerinden bile uzaklaşmıştı Valerie. Kitap okumaya bayılan kız, şimdi bir sayfa bile okuyamıyordu. Aklında binlerce şey vardı ve hepsi de kafasını kurcalamaya yetip artıyordu. Ailesini bir sene önce kaybetmişti ve bunun acısını hala üzerinden atamamıştı. Hala dün gibi hatırlıyordu. Bir akşam -okul kapalıydı ve ailesinin yanında tatildeydi Valerie.- ailesiyle birlikte yemek yerken ilginç bir ses duydular. Bu içeriden geliyordu. İlk önce içerideki köpekten geliyor sanmışlardı. Ses çıkarmadan tekrardan yemeklerini yemeye devam ettiler. Bir dakika geçmeden aynı sesi daha duydular ve o an olan olmuştu. Valerie daha hamle yapamadan annesi ve babası gözlerinin önünde can vermişlerdi. O saklanmayı başarmıştı; ama onlar... Onları kurtarmaya vakti yoktu. Küçük bir çocuk gibi saklanmıştı ama başka yapacağı bir şey yoktu. Kenardan onların gitmesini beklerken birisinin kolundaki dövmeyi gördü. Yılan simgesiydi. Bunun ne demek olduğunu Valerie çok iyi biliyordu. Bunlar kötülüğün yandaşlarıydı. Fakat onların neden buraya geldiğini, neden kendilerini öldürmek istediğini bilmiyordu. Bunu teyzesine de yüzlerce defa sormuştu; ama bir türlü cevap alamamıştı. Zaten karanlık taraftan ve onların yandaşlarından nefret ediyordu. O saatten sonra hepten onlara kin beslemişti ve büyüyüp yetişkin olduğu zaman ailesinin mutlaka intikamını alacaktı. Ne olursa olsun onların kanlarını yerde bırakmayacaktı.

Düşüncelerinden tanıdık bir ses ayırdı genç kızı. Bu en sevdiği insanın sesiydi. Onu duyunca irkildi. Şaşırmıştı. Yüzünü gıdıklayan gözyaşının aşağıya doğru süzüldüğünü görünce hemen yanağını sildi ve kendini topladı. Bu teyzesiydi ve onun karşısında böyle olmak istemiyordu. Kitabından bir kaç sayfa çevirdi. Yüzüne o tatlı gülümsemesini koyarak teyzesini selamladı. Bir şeyler anlamasını istemiyordu. '' Teyze? Senin burada ne işin var? Sen kitap okur muydun ya? Senin yaramaz öğrencilerin muziplikleriyle ilgili haber çıkardığını sanıyordum. '' dedi ve gülümseyerek teyzesine baktı. İşi biraz gırgıra vurarak ortamdaki soğukluğu ve merak duygusunu dağıtmaya çalışıyordu. Oldukça sakin görünmeye çalışıyordu. İçindeki acıyı bastırarak karşısında duran teyzesinin gözlerine bakıyordu. Hiç inanmışa benzemiyordu. Ama inanmasını umdu Valerie. Genç kız, ailesini kaybettikten sonra teyzesi Vienetta da yıkılmıştı. Çünkü o da ablasını kaybetmişti. Ne kadar acı bir durum olduğunu o da biliyordu; ama Valerie güçlü görünmeye çalışıyordu buna emindi. Çünkü yaklaşık iki buçuk yıl önce de babasını kaybetmişti Valerie'nin de dedesi oluyordu. Bu acının üstesinden gelmişti Valerie. Fakat şimdi ailesinin acısı eklenmişti. Evde rahatça ağlayamıyordu da Valerie. Çünkü biliyordu teyzesi hala babasının acısını dindirememişti yüreğinde ve bir de Valerie kendi acısıyla ona daha da fazla yük olmasını istemiyordu. Zaten evinde yaşadığı yetmezmiş gibi. Biliyordu; teyzesini onu kardeşi gibi seviyordu. Tabii ki Valerie de onu bir abla gibi ama ailesinin yerini tutmuyordu tabii ki. Birbirlerinin yaralarına biraz olsun merhem oluyorlardı. Bu iyiydi. Valerie hep böyle kuytu köşelerde, teyzesinin onu görmeyeceği yerlerde ağlardı; ama şimdi yakalanmıştı. Bakalım nasıl bahaneler uyduracaktı karşısında dikilen teyzesi için. Sesinde hafiften üzüntülü olduğu bir tını vardı. Valerie sakin ve iyi görünmeye çalışıyordu. Başarabildiği kadarıyla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vienetta Pershie
Gelecek Postası Yazarı
Gelecek Postası Yazarı
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Mücadele Tarafı : Aydınlık
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 14/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Kitaplar Arasındaki Gözyaşı   Cuma Mayıs 20, 2011 3:22 pm

"Teyze? Senin burada ne işin var? Sen kitap okur muydun ya? Senin yaramaz öğrencilerin muziplikleriyle ilgili haber çıkardığını sanıyordum."
Söylediği şey üzerine küçük bir kahkaha atıyorum, kitap okuma alışkanlığım pek olmasa da beni etkileyen kitapları defalarca okuduğum oluyordu. Sahi o burada ne arıyordu? Kitap okumaya geldi desem birinci sayfada kalakalmış gibi. Gözleri yaşlıydı sanki, birazda kızarmışa benziyordu göz çevresi. Teninin açıklığından ağladığı hemen belli oluyordu. Gözyaşlarının sebebini adım gibi iyi biliyordum, Valerie ailesini kaybettikten sonra iyice kendini kaybetmişti. Eğlenceli bir kızken donuk, soğuk birine dönüşmüştü. Onun bu halini sevmiyordum, alışamamıştım buna da. Hoş ben neye alışabiliyorum ki? Ah her neyse, işlerimin yoğunluğundan ve babamın yokluğunu daha da derinden hissettiğim günden beri Valerie ile pek ilgilenemiyordum. Kendimi suçlu hissediyorum doğrusu, hayatında sahip olduğu tek akrabası benim ve benimde onu böylesine boşlamam hiç doğru değil. Hafif bir tebessüm ile elimi Valerie'nin yanağına koyuyorum. Yüzünün sıcaklığı ve gözyaşlarının duru ıslaklığını hisseder hissetmez elimi geri çekiyorum. Yine aynı tebessümle dudaklarımı aralıyorum.
"Bir şeyleri saklama konusunda sana ders vermeliyim sanırım."
Utandığı için yüzü kızarıyor, seneler önce dedesini kaybedip sonra da ailesini kaybetmesine o narin kalbi dayanamıyor biliyorum. Bazen o güzel yüzü gülüyor, ah onu güldürebiliyorsam edebiliyorsam ne mutlu bana. Benimle bu acısını paylaşmamasına anlam veremiyorum. Ben onun teyzesiyim, ne sorunu olursa olsun gözyaşlarını benim omzumda akıtmalı. Bunu ona defalarca söylüyorum ama yine bildiğini okuyor. Belki beni üzmemek için anlatmıyordur, bilemiyorum. Ona iyice alıştım, Valerie akademiye döndüğünde ev çok sessiz oluyor ve ben bu durumu sevmiyorum. Onu görmek, sesini duymak çok iyi geliyor. Babamın ölümünden sonra beni muhteşem gülücükleriyle ayakta tutan tek kişi. Ablamla pek iyi anlaşamasak da onu seviyordum, eniştemi ve ablamı Valerie'den alan kişileri buna pişman edeceğime söz vermiştim ve edeceğimde. Bendeki intikam ateşi Valerie'de de var hissedebiliyorum. Babamın, ablamın ve eniştemin katilinin aynı kişiler olduğunu hala bilmese de intikamını alacağına adım gibi eminim... Düşüncelerden sıyrılıp doğruluyorum, yüzümdeki gülümseyi koruyup tekrar dudaklarımı aralıyorum.
"Ne oldu diye üzerine gelmeyeceğim, anlatmak istersen tam karşındayım tatlım."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valerie Diamante
Hufflepuff IV. Sınıf
Hufflepuff IV. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 34
Doğum tarihi : 13/08/93
Yaş : 24
Mücadele Tarafı : Aydınlık.
Sihirsel Soy : Safkan.
Evcil Hayvanı : Minik beyaz bir tavşan. İsmi ise Lizz.
Kayıt tarihi : 13/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Kitaplar Arasındaki Gözyaşı   Cuma Mayıs 20, 2011 3:54 pm

Evet, yine her zaman olduğu için yalan söyleme de ve bir şeyler saklamada hiç başarılı değildi. Bazı konularda buna sinir oluyordu. Yine başaramamıştı. Ama teyzesine her şeyi anlatıp da yine onun başını şişirmek istemiyordu. Onun yüzü de en az benim kadar solgun görünüyordu. Gözlerinin altındaki mor halkalar fazla belirgindi ve bunları teyzesi görse o an müdahale yapabilirdi. Ama söylemeyecekti. Önünde açık olan kitabın kapağını kapattı. Zaten okumuyordu daha fazla açık durmasının bir manası yoktu. Ellerini saçlarında gezdirdi. Biraz sıkılmış gibiydi. Aslında her şeyi teyzesine anlatabilirdi şimdi. Anlatmamasının tek sebebi onu üzmek istememesiydi. Teyzesi her seferinde ona her şeyi anlatmasını söylüyordu. Valerie de her seferinde tamam dese de anlatmıyordu. Çünkü biliyordu ki teyzesi bunu onu üzmemek için yapıyordu; ama kendisi üzülüyordu bunu Valerie bildiği için anlatmıyordu. Şimdi bir kaç hafta sonra okula gidecekti ve teyzesi burada yalnız kalacaktı. Onu da bırakmak istemiyordu; ama buna mecburdu. Birden aklıma bir şey geldi. Olanları zaten biliyordu teyzesi. Neler olduğunu anlatmayacaktı. Ona her zaman sorduğu ama bir türlü cevap alamadığı bir soruyu soracaktı. Bu sefer mutlaka cevap almalıydı. Ne olursa olsun. Teyzesinin elinden tuttu ve yanındaki sandalyeyi çekerek oturmasını söyledi. Ağladığı için boğazı düğümlenmişti ve sesi çok titrek çıkıyordu. Boğazını temizledi. İçerisi çok sessizdi. Arkasını dönüp baktığında herkes bir işle uğraşıyordu. Onları dinleyen kimsenin olduğunu sanmıyordu. Çünkü şimdi soracakları ve teyzesinin anlatacakları -eğer yine kaçmazsa- çok önemliydi. Etrafın sakin olduğunu görünce konuşmaya başladı. BU sefer mutlaka her şeyi öğrenecekti. Teyzesinin hiçbir kaçışı yoktu. '' Biliyorum teyze. Sana her şeyi anlatmamı söyledin. Ne olursa olsun dinleyeceğini ve beni hep mutlu edeceğini biliyorum. Ama her şeyi sana anlatamam anlıyor musun? '' duraksadı. Söyleyip söylememe arasında kalmıştı ama bu sefer her şeyi söyleyecekti ve tabii teyzesi de olanları anlatacaktı. Tekrardan konuşmaya başladı. '' Ailem öleli -bunu çok sessiz ve duygusuzca söylemeye gayret gösterdi- bana sahip çıktın ve bir abla gibi her şeyime yetiştin. Aslında biz buna anne diyelim. Çünkü sadece bir annenin yapabileceği her şeyi yaptın. Biliyorum, benim annem ve babam senin ablan ve enişten oluyordu ve bunun seni de ne kadar üzdüğünü biliyorum. Ben sana yeterince yük oluyorum. Bir de benim sorunlarımla üzülmeni istemiyorum. Evet, bu yüzden anlatmıyorum. Çünkü sen zaten üzgünsün. İki buçuk yıl önce babanı kaybettin ve hala alışamadığını da biliyorum. Ne kadar alışmış gibi görünmeye çalışsan da biliyorum. '' dedi. İyice ağlamaklı olmuştu Valerie. Sesi titremeye ve boğazı düğümlenmeye başladı. Ama direnmeliydi. İçindeki bu acıyı bastırmak zorundaydı. Yutkundu. Teyzesinin bir şey söylemesine fırsat vermeden konuşmaya başladı. Sadece onu dinlemesini istiyordu. '' Ve şimdi sana bir şey soracağım. Ama bana dürüstçe cevap vereceksin. Önceden en az yüz kere sormuştum; ama her seferinde kaçmayı başardın. Bu sefer öyle olmasını istemiyorum. Bak ben sana her şeyi anlattım ve benim de bazı şeyleri bilmeme hakkım var değil mi? '' dedi. Teyzesi gönülsüzce teklifini kabul etmek zorunda kaldı. Çünkü Valerie'nin gözyaşı tam uçta duruyordu. En ufak bir şey de hemen akmaya hazırdı. Valerie yutkundu ve gözünü sildi. Ağlamak istemiyordu. Artık bu kadar yeterdi. Teyzesinin gözlerinin içine bakarak ciddi bir şekilde sorusunu yöneltti. '' Teyze… Annem ve babam… Neden öldürüldü? Lütfen bana doğruyu söylemeni istiyorum. Bunu bilmeliyim. Ki ona göre davranıyım. Sadece bir şey söylüyüm. O gece bir tane adamın kolunda yılan simgesi vardı. Onlar karanlığın adamları mıydı? Neden bizi öldürmek istesinler ki? '' dedi. Soruları ardı ardına sıralamıştı. Daha sorması gereken öyle çok şey vardı ki.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kitaplar Arasındaki Gözyaşı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kitaplar Arasındaki Gözyaşı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Ben 10 Sırrını Çözdüm!! %100 Doğru
» NXT Brandındaki Kemerler
» Pehlivanköy’de gözyaşları sel oldu, aktı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Büyücü Dünyası :: Büyücü Köyleri :: Godric's Hollow :: Elia Kütüphanesi-
Buraya geçin: