AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Salon

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
John Michael Mc'Dark
Dark House Sahibi
Dark House Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 21
Mücadele Tarafı : Karanlık
Sihirsel Soy : Safkan
Evcil Hayvanı : Kedi
Kayıt tarihi : 29/09/09

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
98/100  (98/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Salon   Salı Mayıs 31, 2011 2:14 am




Upuzun ve titrek lambalar ile kısmen ışıklandırılmış koridorun ardından direk aydınlığa ulaşarak gözlerinizin kamaştığı bir yerdir burası. Burayı aydınlatan tek ışık; şömineden çıkan alevdir.

İçeri girildiğinde ilk göze çarpan şey parlak ahşaplar, şeytani bir şekilde harıldayan şömine ve duvarlardaki mumluklar ile hiçbir zaman aydınlanmayan pencerelerdir. İnce bir kan kokusu değer burnunuza. Bunun sebebi esrarengiz bir şekilde bilinmemektedir. Hemen şöminenin yanındaki tekli koltukta, başında kukuletası ve ağzında piposu ile John'u bulabilirsiniz. Bunun haricinde kimseden birşey istemek zorunda değilsinizdir. Mekan aklınızdan geçen içkiyi size ikram edecektir...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ramona Poes
♪ Aktris ♪
♪ Aktris ♪
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Mücadele Tarafı : Sokak kedileri.
Sihirsel Soy : Kedigiller.
Evcil Hayvanı : Sokak kedileri.
Kayıt tarihi : 02/01/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
97/100  (97/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Salon   Perş. Haz. 02, 2011 12:38 pm

Bir Pazar akşamı yağmurlu sokakta dikilen Ramona elindeki erimeye yüz tutmuş kağıda son bir bakış attı. Akan mürekkep artık okunaksızsa da Ramona adresi aklına yazmıştı, elinden düşen kağıt sağanak yağmurun oluşturduğu su göletine düştü ve fazla derin olmayan zeminde parçalanıp gitti. Ramona siyah şemsiyesini bulutlarca kapanmış gökyüzüne bakabilmek için geriye doğru eğdi. Gökyüzü kurşuni bir renk ile örtülmüş, o bilindik gök mavisini hapsetmişti. Babasının dediği aklına geldiğinde yavaşça tebessüm etti Ramona. İnsanların da çiçekler gibi büyümek için yağmura ihtiyacı olduğunu söylerdi. Şemsiyelerin düşmanıydı, ne kadar şiddetli yağarsa yağsın şemsiyesiz gezerdi yağmurda.
Zaatüreden ölmesi şaşılacak bir şey değildi yani.
Ramona Knockturn’ün artık somutlaşmış karanlık havasını ciğerlerine çekti. Sokak nem ve küf karışımı bir şey kokuyordu. Her ne kadar bu boğucu atmosferi huzursuz edici bulsa da karanlık tarafı aydınlığa tercih ederdi. Siyahlar içindeki genç kadın yağmurun suladığı taş yollarda emin adımlarla yürürken yanından sadece tek tük insan geçti. Sokak genel anlamda tenhaydı, kendi işine gücüne bakan birkaç adam ve kadın hariç çok az canlı bulunduruyordu. Knockturn’e ilk defa gelmediğini hatırlattı kendine. Doğrusu “Anita Bar” için sıklıkla gelirdi, birkaç defa da kütüphane için uğraması gerekmişti. John’un Dark House’sına ise ilk kez gideceği bir yerdi lakin çağırıldığına göre gitmesi gerekiyordu. John da ne kadar uzak akrabası olursa olsun ailesinden sayılırdı ve babası onu boşverip bir kenarı atması halinde durumdan pek memnun olmazdı- yaşasaydı tabii- Dark House’a girecekken siyah bir kedinin tıslamasıyla çöp tenekesine doğru baktı. Kedinin kızıl turuncu gözleri sonuna kadar açılmıştı ve tutumuna bakılırsa kendi bölgesini korumak için dikelenen biriydi. Ramona gülümsedi. “Benim mahallemden olsan bu kadar huysuz olmazdın.” Ramona’nın dokuz tane ev kedisi ve evine girip çıkan sürüsüyle sokak kedisi vardı. Sokak kedileri bu bölgede korkacağı son şey olurdu.
Karanlık koridorun ucunda dikilirken bir süre büyülenmişçesine yolun ucuna baktı. Karanlık gözü okşuyordu adeta. Duvarlar dardı, herhangi bir klostrofobi hastasını çileden çıkaracak kadar dardı. Ramona gergin bir nefes verip yürümeye başladı sonu gelmez gibi görünen yolda. Tabutta gibi hissettiriyordu koridor insana. Ya da bir yer altı mezarında.
Sonuna geldiğinde loş odada fazla insan yoktu. Gözü gölgelere sığınmış kukuletalı adama takıldı, piposunun dumanı tütüyordu köşe başında. “John Amca.” Ona amca diyordu çünkü tam olarak akrabalık ilişkilerini çözememişti. Adımları döşemeler üzerinde tok bir ses çıkardı. Yavaşça yanındaki sandalyeyi çekip yerleştikten sonra sessizliği kırdı. “Geldim, söz verdiğim üzere. Şimdi bana neden geldiğimi söylemelisin.” Gölgeler bedenler üzerinde dalgalanırken Ramona’nın gözleri piponun dumanına takıldı yukarı yükselen. Gözlerini dumandan koparabildiğinde yüzü görünmeyen adama tekrar sordu. "Beni neden çağırdın?"

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
John Michael Mc'Dark
Dark House Sahibi
Dark House Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 21
Mücadele Tarafı : Karanlık
Sihirsel Soy : Safkan
Evcil Hayvanı : Kedi
Kayıt tarihi : 29/09/09

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
98/100  (98/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Salon   Cuma Haz. 03, 2011 1:06 am

Piposunun dumanı ve şömineden sızan sakin is kokusu, şöminenin titrek ateşi ile kavrulan bu loş salon, John için adeta bir mabedti. Gözlerini örten kukuleta gölgesi onu saklayan bir gizemdi adeta. Aklındaki binbir düşüncenin seline kaptırmışken kendini, gözlerinin ne denli vahşi bir hal aldığını "normal" insanların görmesini istemezdi. Ve aslında çoğu kez de bu yüzden oldu "kısmi" yalnızlığı.

Kısa süre önce, uzak bir akrabası olan Ramona Poes'e bir baykuş postası göndermişti John. Postada şu yazıyordu;


Karanlığın Fısıltısı:
 


Kendi kanından olduğu için ona karşı güvenilirliği herkesten daha fazlaydı. Soyunun, bu güne kadar her zaman karanlığın tarafında bir şekilde var olduğunu biliyordu. Ve bu bilgi soyundan olan herkese karşı güvenini bir arttırıyordu.

2 Haziran 2011 günü yine monotondu. Yalnız başına oturduğu salonda piposunu tüttürüyordu John. Mevcut karanlık gücün yetersizliğinin son derece farkındaydı. Bunun için birşeyler düşünüyordu ancak bunlar büyük ve zor, hayati fikirlerdi.

Ramona'ya postayı 1 Haziran 2011 günü göndermişti. Ne zaman geleceğine dair herhangi bir bilgi sahibi değildi. Ve merakta ediyordu ki; hayati fikirlerinin bir parçası olabilecek olan Ramona'yı düşündü. Tam o sırada dar ve uzun koridordan bir nefes sesi duydu. Sakindi... Elini cübbesinin iç cebine götürdü ve asasını kavradı. Ayak sesleri çoktan duyulmaya başlamıştı.

Gelenin kim olduğunu halen anlayamamıştı. Kişi çok yaklaşmıştı ancak John herzamanki gibi tetikteydi. Birden bir ses yankılandı kulaklarında;


-"John Amca?"

Bu Ramona'nın sesiydi.

John sessizliğini korudu ve piposunu tüttürmeye devam etti. Bir yandan da kafasında az önce söyleyeceği şeyleri toparlıyordu. Ramona yavaş yavaş ve adeta döşemelerin sesleri ile ayaklarını dans ettirerek John'un yanına kadar geldi, biraz ötede duran sandalyeyi çekti, oturdu ve;


-"Geldim, söz verdiğim üzere. Şimdi bana neden geldiğimi söylemelisin.

dedi. John sessizliğini bir süre daha sürdürdü ki o sırada Ramona tekrar;

-"Beni neden çağırdın?"

John sakinliğini korudu ancak sessizliğini bozmak üzere kukuletasını yavaşça açtı. Koltuğun biraz daha dikleşti. Salon anlamsız bir gergniliğe ve sessizlğe bürünmüştü ki; bu sessizliği John'un tok ve karanlık sesi katletti:

-"Öncelikle hoşgeldin Ramona. Seni buraya neden çağırdığımı bilmediğini biliyorum. Ancak sakinliğini korumalısın. Esasında seni buraya çağırış sebebim kanımdan olan insanlara güvenimin de bir kanıtıdır. Şimdi; mümkün olduğunca sakin bir şekilde beni dinlemeli ve söyleyeceklerimin buradan dışarı çıkmamasına özen göstermelisin."

Biraz durakladı o sırada. Derin bir nefes aldı, ince bir şekilde gırtlağını temizledi, kafasında toparladığı fikirleri aktarmaya başladı.

-"Karanlık kötü bir durumda Ramona. Artık eskisi kadar korku salamıyoruz. Senin karanlık yanda olup olmadığını bilmiyorum ancak bu güne kadar soyumdan olan kimse aydınlığı seçmedi.

Kafam oğlumun ölümünden beri karışık ve ağrıyor. Kendi seçmiş olduğum bu yolda Lord'un hizmetkarlığını yapmaktan hep onur duydum ancak artık o nihai hedeflerini göz ardı etmekte. Aydınlık tarafta savaş verenler kendilerini bir zafer havasına sokmuş durumdalar ve herkesi de buna inandırmaktalar. Sözü fazla uzatmayacağım Ramona; kendi etrafımda kendi karanlığımı kuruyorum ve bu karanlığı yaratacak olan tanrılar arıyorum hepsi bu. Seni seçmemin sebebi kanımdan oluşundur ancak Lord'a bağlılığından çok karanlığa bağlılığını sorgulamak istiyorum. Lakin karanlığa yeterince bağlı isen suratımdan da anlayacağın gibi karanlık benim. Seni yanımda görmek istiyorum Ramona intikam çığlıkları ile zafer kahkahalarına boğulurken viskilerimizi tokuşturmak ve de aydınlığın mumunu karanlığın ışıksız alevi ile eritmek istiyorum. Yanımda ol!?


Nefessiz bir konuşma olmuştu adeta. Çoğu zaman sert ancak bir o kadar bağlı ve dostça... Aynı zamanda bir lider gibi; keskin. Anlamsızlıklara biraz olsun anlam kazandırmaya çalıştığının farkına varmasını istiyordu aslında John Ramona'dan. Kendisinin buyunduruğu altına girmesinden çok karanlığın buyundurluğu altında zafer çığlıklarını aydınlığın cesetleri üzerinde gezindirdikleri zamanı hayal ediyordu. Ve bu hayal; suratında güvenli bir gülümseme ile kısılan gözlerini Ramona'nın gözlerine kenetleyerek cevap beklemeye mahkum bırakıyordu John'u.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Salon   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Salon
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Büyücü Dünyası :: Knocturn Yolu :: Dark House-
Buraya geçin: