AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hepsibiraradaişte

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Aidan Wandhunt
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 109
Mücadele Tarafı : Karanlık gibi görünüyor, amma velakin öyle değil, sadece çıkış noktası arıyor
Evcil Hayvanı : Patlar uçlu keleker, adını ''Hıh'' koymuştur. (Blast-ended skrewts)
Kayıt tarihi : 22/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:05 pm


Ruh Dünyası


Ailesi tarafından büyük baskı gören Aidan, özellikle babasının yüzünden, gerçekte olduğu kişilikten çok daha farklı bir görünüm vermek zorunda kalmıştır. Bu nedenle ikiyüzlü ve yalancı bir kişilik geliştirmiştir. Ürkek biridir, başının sıkıştığı yerde rahatlıkla işin içinden sıyrılma yollarına bakmaya başlayabilir ve bunun için en yakınlarını bile rahatlıkla feda edebilir. Söyledikleri birbirini tutsa da gerçek düşüncelerini tutmaz. Gene de diğer sahtekarlar gibi öncelikle kendini kandırarak ve inandırarak işe başlar. Kendisini, kendi ailesinde bir yabancı gibi hisseder. Aşırı baskıdan bunalmasına rağmen bunu okulda da hissettiğinden hiç bir zaman kendi olamaz. Ancak çataldili sayesinde konuşabildiği yılanlar sayesinde bunları içine atmaktan da kurtulmuştur. Zoraki olarak yaptıklarından hoşlanmasa da bunların aslında istediklerine giden yola giden alevli taşlar olduğunu iyi bilmektedir. Bir kavgada rakiplerini sırtından vurmak, beklenmedik ataklar yapmak, kazanmanın gerçek yüzüdür ona göre. Hilesiz, dürüstçe, safça gidilen hiç bir yolun sonunun başarıya çıktığına inanmaz. Ona kahramanlık hikayeleri anlatırsanız, kahramanların arka odalarında geçenleri anlatır size o. En iyi görünenin, en haklı sanılanın aslında en güçlü, en fazla kişinin çıkarına hizmet eden olduğunu iyi bilir.


Lejant

Ra'asiel B. S. d'Orléans: Senden hiç hoşlanmıyorum, bunu sen de biliyorsun değil mi? İlk başta seni ciddiye almamıştım, sevimli görüntünün altında bir ucube yattığını nereden bileyim. Yaşından fazla ötesin, tuhafsın, korkunçsun. Sana hizmet etmek zorunda bıraktın beni o iğrenç şantajınla. Seninle konuşmak, sıradan bir ders çalıştırmak bile bana zul resmen. Tabi, farkında olmadığım bazı şeyler hissediyor da olabilirim sana. Bilmiyorum, düşüncesi bile tuhaf geliyor aslında. Belki de senin sıradan bir büyücü olmadığını düşünüyorumdur. Ayrıca muggle bir asalet sisteminde soylu olman kimin umurunda. Bununla övünmenden nefret ediyorum, çok aptalca geliyor bana bu. Diğer yandan, belki sana biraz alıcı gözüyle baksam, o soğuk gözlerin ardında hoşuma giden bir şeyleri, o eşsiz duyguyu bulabileceğimi düşünmeden de edemiyorum. Sanırım bunda senin kız, benim de erkek olmamın etkisi var. Uğursuzun teki bile olsa bir kızı çekici bulmamdan doğal ne var ki?

Jesus Judas: İki kişiliği de birbirinden ilginç arkadaşım benim. Benim için ya da binamdan olan başkası için ''dost'' kavramı çok aşırı ters ve abes kaçıyor ama sanırım sana böyle hitap edebilirim. Jesus olan yanın ne yalan söyleyeyim beni biraz irrite ediyor. Din denen kavram kadar acaip ve gereksiz bir kavram daha var mı Aziz Mungo aşkına? Lütfen, yapma şu vaazleri artık. Judas'a gelince, tuhaf ve sapkın düşüncelerinle bana babamı hatırlatıyorsun. Bir gün beni kendince bir sebep bularak karanlık ya da tehlikeli bir yere hapsedeceksin, ya da birdn saldırasın tutacak diye korkuyorum. Belki de seninle alakamın sebebi, biraz da babamı anlamaya çalışmam, onunla arkadaş olsam neler olacağını merak etmem olmalı. Müridin olacağımı sanıyorsun ama ben özgür değilim ki, birinin müridi olmak gibi bir seçim yapayım.

Desiree Widmore: İnanılmaz birisin sen yahu. Jesus'a katlanmanı anlıyorum, Merlin'in donu, sen gerçekten hayret verici, sebatkar birisin, nasıl oluyor da Judas'a katlanıyorsun? Hadi ben babamdan alışığım, ama lütfen, sen bir Gryffindor'sun, artı şu burnundan kıl aldırtmayan Widmore ailesinin üyesisin. Vurucu konuşmaların, o inanılmaz dinginliğinin yanında sevimli bir kızsın aslında. Herkese karşı bu kadar iyi, olumlu olmak zorunda mısın? Gene de sana gerçek düşüncelerim yerine, babamın olması gerektiğini söylediği tavırlarla davrandığım için gerçekten üzgünüm. Hoş, o kadar iyisin ki, ben sormadan affediyorsun, değil mi?

Craig Earl Addison: Bir ukala daha, of, neden bu kadar tuhaf olmak zorunda şu mavi binadakiler? Bazen çaktırmamaya çalışarak bakışlarıyla resmen beni soyuyor, ya da ben onun eşcinsel olduğunu bildiğim için bana öyle geliyor. Yok yok, eminim bana öyle gelmediğine. Bana olan ilgisini belli etmediğini sanıyor ama kendini Tanrı kadar zeki diye niteleyen birine dersle ilgili bir şey sorduğunuzda utandığı bariz belli oluyorsa, bu işte bir terslik var demek, değil mi sizce de?

Oxana Radoslava: Ukala dümbeleği... Sürekli burnu havada gezen, tuhaf, acaip bir kız. Zeki olduğu iddia edildiği için bu kadar kurumlanıyor olmalı. Doğrusu, binamdan çoğu insanla iyi anlaşıyor. Ama ben şu maloz Alojz'la, hatta kendini Tanrı sanan Craig'le takılmayı bile tercih ederim o kızla muhatap olmaktansa. En azından bu ikisi daha tahammül edilebilir insanlar benim gözümde.

Alojz Czekaj: Anlamıyorum bu Slav'ı. Gerçekten tuhaf konuşuyor ve davranıyor. Ona acıyorum doğrusu. Asla normal bir ilişki kuramayacak, normal bir hayatı olmayacak. Bir çeşit hasta gibi. Gerçekten çok acı, aynı zamanda berbat. Konuşması resmen öküz gibi, ne dediğini bilmiyor daha, kendini zeki diye nitelendiriyor. Tamam, derslerinde çok iyi, Aritmansi'de kral ama gene de aptal gibi davranıyor.

Amethyst Bryony: Ya yapma, korkuyorum, hohoho


En son Aidan Wandhunt tarafından Çarş. Ağus. 24, 2011 12:00 am tarihinde değiştirildi, toplamda 12 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Asana Qinghai
Gryffindor IV. Sınıf
Gryffindor IV. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 313
Mücadele Tarafı : Nihat Doğan
Evcil Hayvanı : Çin'den hediye gelen Dengiz adını koyduğu efsanevi Feng Huang kuşudur.
Kayıt tarihi : 28/05/11

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:06 pm


Ruh Dünyası


Hayatınızda gördüğünüz en dobra, en küstah, en sivridilli insandan ünvanını alın artık, Asana'yı tanıdınız çünkü. Dünyaya gelmiş en büyük baş belasıdır. Belayı çeker üstüne ve de çok da sever. Her şeye burnunu sokan, hemen herkesle bir alaka kuran, gözünüzün içine bir an çekinmeden bakan bu Hunlu sizin en büyük neşeniz de olabilir, en büyük kabusunuz da. Ona göre kurallar yalnızca büyücüye gereksiz bir ket vurur. Toplum düzeni denen şey, asayiş, huzur, gereksiz ve donuk kavramlardan başka şeyler değildir. Yasalar onun için iktidar ve politika kaygısından ibarettir. O kurallar varsa, mutlaka bozulmalıdır. Yasaklar sadece bir şeylerin değişmesine ayak diretenlerin saçmalığıdır. Oysa ona göre hayat değişken ve canlıdır. Bu değişkenliğe uyum sağlayamayan ya bomboş yaşar ya da dayanamaz ölüp gider işe yaramaz halde. Ve içinde bir tek kendinin anlam verdiği, ama gizlediği bir karanlık vardır. Bu karanlık şimdilik sadece hüzün ve kederden ibarettir. Vatansızlığını, hiç bir yere ait olmayışını iliklerine kadar hisseder. İnsanlarla yakın ilişki kursa da bunların bile değişken olduğunu bilir, ancak büyük bir ihanete uğramadıkça sadıktır. Ancak ilişkilerin değişimine ya da gelişimine hiç direnmeden izin verdiği için, sadakatsiz gibi görünebilir. Herkese karşı açık görünür, minik kusurlarını etrafa göstermekten kaçınmaz. Ancak aynı zamanda hiç kimseye, en yakınlarına bile en derin sırlarını anlatmaz. İnsanların ruhunu okumakla övünenlerin bile onun hakkında düşünceleri baştan aşağıya yanlıştır. Neyi, nasıl aksedeceğini henüz bilmese de, neyi ne şekilde çarpıtabileceğini iyi bilir. Gene de ilk bakışta, sadece kavgacı, kıskanç, deli dolu, minik bir kız görürsünüz karşısınızda. Gözlerinize baktığında onun sizin içinizi incelemesinden korktuğunuzdan, oradaki sönük ışığı kolay kolay fark etmezsiniz.

Lejant

Daniel Aaron Devereaux: Eline beline diline hakim ol çocuk, namus cinayeti işlettirme bana. Ayrıca çok seksisin, beni inanılmaz derecede baştan çıkarıyorsun. Ayrıca şu sana düşkün, aptal kızlar seni nasıl tavlayıp da uzun zamandır elimde tuttuğuma akıl erdiremiyorlarmış. Değerimi bil, başka hiç bir kız aldatıldığını bile bile sana katlanmaz. Böyle de yüzüne vururum yaptıklarımı işte, gidinin ''Dan''galağı. Ama gene de içten içe sendeki yarayı hissediyorum biliyor musun? Ne olurdu bana biraz açılsan? Tamam, ben de çok fazla içimi açmıyorum sana ama, bana sana güvenmem için izin vermiyorsun ki. Günün birinde tamamen bunu aşacağımıza inanıyorum. Yüzüğüm tek taşlı olsun, unutma, seni koca çılgın. Aman, Amerikan filmlerindeki gibi konuştum.

Kimberly D'moure: Aptalsın, çünkü ne kadar güzel olduğunun farkında değilsin. Ama yakında akıllandığında, Daniel'dan uzak dur, tatlım. Ciddi bir rakipsin bu konuda bana. Sen benim için gerçekten çok özelsin. Seninle az mı belaya bulaştık? Hepsi de benim yüzümdendi ama olsun. Ayrıca şu aptal Nourdine ile niye muhatap olup da, seviyeni düşürüyorsun anlamıyorum. Sen ondan çok çok daha iyisin.

Craig Earl Addison: Ukalalıkta benden aşağı değilsin, seni gidi seni. Senin bit kadar dediğin boyumla da nasıl kaptım Daniel'i, çatla sen, caanım.

James Dean Caliente: Hayatımda gördüğüm en gıcık Gryffindor beyefendisisin, evet. Git, sen biz savunmasız kızları koruyacağına arkadaşınla korkak, korkak sırt sırta ver. Yazdım her şeyi ben bir kenara. Şaka, iyisin yahu. Eğlenceli ve biraz da kahramansı bir şeysin. Tam binanın adamısın, gördüğüm kadarıyla.

Nourdine Fraser: Gıcık, Kim'le uğraşmayı bıraksana be adam. Benden kaçıp, arkamdan iş çevirmek mi? Bu kadar mı binana yakışır korkaksın sen? Aslında senin gibi haşeratları korkutmak, benim için sadece gurur kaynağı.


Laxmi Byrion: Sen mi karanlık cadısın, ha ha, güldürme beni. Sana ancak St Mungo's deliler koğuşunda yer almak yaraşır. Durup dururken bana saldırmaya nasıl cüret edersin, sersem manyak? Seni gördüğüm yerde lime lime edip, öldürmek istiyorum. Saçlarını yolmak, ciğerlerini sökmek, gözlerini oymak. Ay, tamam, abarttım. Ancak şunu anla, benim en nefret dolu yanımı uyandırıyorsun. Uzak dur benden, kendi can sağlığın için!


Judas Darshkov: Hem adın Judas, hem Slytherin'sin, hem de her binadan arkadaşların var. Şaka mısın sen oğlum. Sana ifrit oluyorum. Bebek yüzlü pisliklerdensin bence. Senin gibileri çok gördüm ben, yüzüme gülümseyip sonra da arkamdan iş çevirdiler lant olasıcalar.

Amethyst Bryony: Ah lele yar, ah lele yar, alamazsın asamı, hohoho

_________________

Türküm, doğruyum, çalışkanım, Hunum
LEJANT(tık)


En son Asana Qinghai tarafından Salı Ağus. 23, 2011 11:58 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 8 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Alojz Czekaj
Ravenclaw VI. Sınıf
Ravenclaw VI. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 95
Evcil Hayvanı : Tembel hayvan, hayvanın peşinden koşarken ve onu beslerken harcadığı zamana acıyan biri olarak en zahmetsiz hayvanı seçmesi doğaldır.
Kayıt tarihi : 28/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:07 pm


Ruh Dünyası


Büyü dünyasının gizemlerine son radde meraklıdır. Asosyal ve insan ilişkileri konusunda son derece zayıf olmasına rağmen karşıdaki insanları kendi ilgilendiği alanda rahatlıkla çözebilen kıvrak bir zekaya sahiptir. Hemen herkesi bilgi konusunda rakibi olarak görür. O öğrendiğini kullanarak büyü dünyasına büyük bir etki yapacak şeyler yapmaktan ziyade beyninde işleyip çözümlemekle ilgilenmektedir. Ona göre bir şeylere etki etmek, öğrenilenleri ve çözülen gizemleri tepetaklak etmektir. Ancak mecbur kalırsa rastgele olarak aklından bilgi seçer ki bu her ne kadar düello, dersler ve büyücü turnuvası, quidditch gibi etkinliklerde işe yarasa da insan ilişkilerini genelde daha kötüye getirir. Son derece hırslı bir yapısı vardır ve ''boş'' olarak tabir ettiği şeylerle zaman yitirip istediğini almayı geciktirmekten nefret eder. Bu yüzden hayatını ve çevresini ona göre düzenlemiştir. Hatta evcil hayvanını bile. Ve istediklerini almak için her şeyi yapabilir rahatlıkla, yasadışı şeyleri bile.

Lejant

Oxana Radoslava: Seni uuzn zamandır tanıyorum. Ta okul öncesinde, bir muggle restaronunda görmüştüm seni. Sarı saçların iki yandan örgülüydü. Yüzünde çok tatlı bir gülümseme vardı o gün. Ben sizin masanıza gelmiş, seninle konuşmak amacıyla arkanda beklemiştim annem beni alıp götürene kadar. Sen beni görmemiştin ya da aldırış etmemiştin. Ama adını duymuştum senin, bir daha unutmamak adına aklıma kazımıştım Oxana'yı. Ve sonra, seni trende gördüğümde elimdeki içeceği senin üstüne dökmüştüm, üzgünüm. Ancak seni gördüğüme o kadar sevinmiştim ki ne yapacağımı şaşırmıştım. Biliyorum, fazla vahşiyim ve insan ilişkilerinde yabaniyim. Ancak şu var, seni çok seviyorum. Seni sevmem hayatımdan çaldığı halde, senin peşinde dolanmak öğreneceğim iki üç büyüyü alıyor olsa bile benden, buna değer. Keşke sen de beni sevsen. Ne yazık ki, sanıyorum, okulda en nefret ettiğin şahıs, hayalet Peeves'tan sonra benim galiba. Gene de bir umut, kalbimi kırıp dursan da, beni aşağılasan da, bir hayal işte, benim olacaksın. O zaman seni çok seveceğim, daha az yabanıl olmaya çalışacağım. Daha şimdiden seni elde etmeye çalışıyorum aslında, fark etmesen bile sen.

Nourdine Fraser: Bu çocuk niye bu kadar kasıntı? Safkan ve Slytherin olmanın ona getirisini hala anlayabilmiş değilim. Ah şu sosyal hayat, ne zorsun be.

Desiree Schult: Sakin, aşırı sakin bir insan. Yanında durmak beni rahatlatıyor, aynı zamanda mayıştırıyor. Ona ders çalıştırmayı sevsem de yavaşlamayı göze alamam. Biraz insan ilişkilerinden anlasam, onunla iyi anlaşacağımdan eminim tabi.


Amethyst Bryony: Niye asa topluyorsun? Aklıma kötü şeyler geliyor, hohoho


En son Alojz Czekaj tarafından Paz Ağus. 14, 2011 2:09 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 7 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Armina O'Rourke
Hayalet
Hayalet
avatar

Mesaj Sayısı : 73
Mücadele Tarafı : Bebeklerim Chucky ve Jigsaw'ın tarafını tutarım ben
Kayıt tarihi : 15/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:07 pm


Ruh Dünyası


Hayallerin dünyasında yaşar bu küçük kız, olmayan ülkede. Bu ülkede hayal ederek karnınız doyar, hayallerinizle kocaman, büyük bir adam olursunuz. Bilgeler vardı bu dünyada, sonra kendisiyle alay eden kötüler. Bilgeler bazen kötüler tarafından ezilse de eninde sonunda onlara dersini verecektir ona göre. Gözleri daima ışıl ışıldır, bir prenses edasıyla dolaşır. O tam babasının küçük kızıdır, fındığıdır. Sevgiye inanır, adalete, dostluğa, dürüstlüğe. Ona bakınca minik, sevimli bir melek görürsünüz. Siz onu sevmeseniz de o sizi sever, hele ilgisini çektiyseniz dikkatinizi çekmeye çalışır, cilve yapar, zaman zaman huysuzlanır, zaman zaman göz süzer. Bilmiştir bir parça, ancak olgunluktan çok aşırı hayallere kaptırmaktan. Siz eğer kötülerden değil de, bilgelerdenseniz, mükemmel, kocaman bir insansınızdır onun gözünde. Sakalınız olmasa da büyük işler yapacağınıza tüm benliğiyle inanır. Öyle ki, onu alıp masallar diyarına götürmek istersiniz gerçekten.

Lejant

Eudor Iloulian: Aşkım, bebeğim, seninle kaçalım mı uzaklara? Kocaman dünyada, okyanusların ötesine, gökkuşağının altına, altın elflerinin yanına gidelim. Sen bunu yapacak kadar harikasın ben biliyorum. Seninle tanıştığımdan beri bir türlü aklımdan çıkmıyorsun. Sana hayranım ve biliyor musun, iyi ki o evcilik oyununu oynamışız da senin sevgilin olmuşum. Yoksa ben ne yapardım tek başıma, yalnız. Sen ve diğerleri olmasaydı, babamı, annemi çok özler, ağlardım her gün. Bir de benim içimi kıpır kıpır yapan, muhteşem bir prensim olmazdı. Altın saçlı prensim, evdeki beyaz atlı beşiğimi sana vereyim mi? O sana bana olduğundan daha çok yakışır. Gerçi sen onun için büyüksün ama olsun.

Elmas Yücel: Deli, çılgın arkadaşım. Ne zaman ne yapacağın belli olmayan yapınla hep beni güldürüyorsun. Seni neşenle, değişik konuşmanla, taktığın o çılgın aksesuvarlarla kardeşinden rahatlıkla ayırabiliyorum. Geceleri karanlıktan korksam da, kardeşinle sen varsınız diye biraz sakinleşebiliyorum. Ayrıca üst sınıfların bizimle dalga geçmesini önleyeceğiz. Çok şey yapacağız beraber.

Haziran Yücel: Kardeşin Elmas'tan çok farklısın. Uyumlu ve tatlısın. Adını tellafuzda zorlansam da seni seviyorum. En az Elmas kadar eğlencelisin. İçten içe, senin bir prenses olduğunu düşünüyorum. O kadar asilsin ki. Senin ve kardeşinle olan arkadaşlığım umarım sonsuza, ölümden de öteye kadar sürer.

Gaspard McAllen: Hayatımda gördüğüm en sevimli kızıl saçlı çocuksun. Bize Haziran ve Elmas kadar yakınsın ve sıcakkanlısın. Benim olgun olduğumu düşünmen ve söylemen beni mahçup ama mutlu ediyor. En büyüğümüz sensin grubumuzdaki, bence en bilgecimiz de sensin. Sen arkadaşlığımızın değerli parçalarındansın.

Nourdine Fraser: Eudor'dan sonra okulda gördüğüm en yakışıklılardansın. Bu arada fark ettin mi, gözlerimiz aynı renkte, yeşil-ela. Belki de sen benim ağabeyimsin. Ne kadar bana karşı soğuk ve çekingen olsan da peşinden ayrılamıyorum.

Amethyst Bryony: Korkunç abla, hohoho


En son Armina O'Rourke tarafından Paz Ağus. 14, 2011 2:10 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Jacques Seth L'Ombre
Vampir & La Famine Plaza Sahibi
Vampir & La Famine Plaza Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 58
Mücadele Tarafı : Ben Oje'nin beyiyim, başlı başına bir tarafım zaten.
Sihirsel Soy : Haydari demek de mi yasak artık o_O
Evcil Hayvanı : Ciel adını koyduğu bir hipogrifin yanısıra, kanını içmek için beynini yıkayıp evinde zincirlediği ve adını Terre koyduğu dişi bir Muggle'a sahiptir.
Kayıt tarihi : 24/05/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:08 pm


Ruh Dünyası


Yılların çapkını... Daha on yıl kadar öncesine kadar vampirler arasında görülmüş en arsız yaratıktı. Arzuladıklarından, kalbini çalmadığı dişi yoktu. Ancak o zamanlar artık bitti. Gerçekten değen birini bulmadıkça, başka bir av, başka bir ten, onu ilgilendirmez oldu. İnsana dönüştürülmeden önce nasıl olduğunu hatırlamıyor bile. Gerçek adını, gerçek kimliğini bilmiyor. Annette'nin kendisine işkence ederek ya da büyü yaptırarak aklını kaybettirdiğine emin. Bu yüzden dışarıdan insancıl görünse de en insandan kopuk vampirlerden biridir o. Görünüşte sessiz, sakin, naziktir. Biraz arsız ve kaygısız olmasının dışında bir kötülük göze çarpmaz. Ancak içinde en tehlikeli, en yakıcı avcıyı barındırır. Ona yaklaşanlar merhamet duygusundan ve kalp denen şeyden ne kadar uzak olduğunu anlayacaktır biraz eşelese.

Lejant

Ojufemi d'Estaign: Aşığım, resmen kendi duygularımın alevlerimde yanıyor, acı çekiyorum. Seni gene de buna inandıramıyorum ya. Sana içimi ne kadar açsam da, ne kadar ruhumu sana döksem de, kollarında ölme arzumu ne kadar sana anlatmaya çalışsam da gözlerinde bir şey var, bana yalancı diyen. Ya sen hayattan çok darbe aldın sevgilim, ya da ben insancıl duygulardan o kadar uzağım ki, kelimeler sadece iğrenç bir yaratığa özgü gibi. Tuhaf aslında. Bakalım hangimiz pes edeceğiz, aşkı diplerine kadar yaşamaya çalışan ben mi, yoksa benimle satranç oynamaya, cüret eden tek ölümlü, sen mi? Oysa aşk, yalnızca insanlara özgü değil ki. Bir karga gümüşe aşık değil midir, bir bülbül gülün aşkıyla şakıyıp durmaz mı? Benim, bir vampirin, bu aşkı tadabileceğime niye inanmıyorsun? Yoksa aşka mı inanmıyorsun? Ölüm ve sen, ikiniz o kadar güzelsiniz ki, ben siz ikinizi ayırt edemez oldum.

Annette Rêve L'Ombre: Sevgili kızkardeşim, gerçekte de yaratıcım. Seni sevmediğimi düşündüğünü biliyorum. Durum öyle değil. Senden uzak durma sebebim aslında çok basit: Yaşam tarzın bana uymuyor. Açıkçası ben ölümlüler arasında yaşamaktansa, onlarla sürekli kavga halinde olmayı kaldıramıyorum. Ben pek aksiyon adamı değilim. Senin deyiminle ''Durgun asit''im.

Ysebel Moore: Küçük, şirin, karanlık kız. Benden nefret ediyorsun, çünkü karanlık yanını tetikleyen olaylar yüzünden beni suçluyorsun. Annenin başına gelen trajik olay zerre olsun umurumda olmasa da, senin adına üzülmedim değil. Bana olan nefretini atsan, sana kol kanat bile gerebilirdim, şaka. En fazla, evcil hayvanım Terre gibi olursun, benimle benimle muhatap olursan. Benden nefret et, uzak dur, senin için en iyisi bu, tatlı kız.


Amethyst Bryony: Eklenecek, hohoho


En son Jacques Seth L'Ombre tarafından Paz Ağus. 14, 2011 2:12 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 7 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Annette Rêve L'Ombre
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 134
Mücadele Tarafı : Sebastian Michaelis
Sihirsel Soy : Konsey üyesi olduğuna göre kökenlerden
Evcil Hayvanı : Siz tüm ölümlüler, benim evcil hayvanımsınız :P
Kayıt tarihi : 14/06/10

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
93/100  (93/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:09 pm


Ruh Dünyası


Her güzelin bir kusuru vardır değil mi? En büyük kusuru da kalbinde olur bazen. İşte o güzellerden Annette de. Vampir doğası ondan en zalim, en kanlı haliyle nakşetmiştir. O zarif, masum, munis görüntüsünün altında kocaman boynuzlarıyla, gözleri kanlı, pençeleri vahşi bir canavar var. Yüzyılların getirdiği onca güç, ondan aynı zamanda insanlığını, merhametini götürdü. Temkinli, gözüpek, vahşi biridir Annette. Bir o kadar da baştan çıkarıcıdır, sizi bakışıyla, duruşuyla yakar, kavurur. İnsanlardan ve tüm ölümlülerden nefret eder. Onların canlılığı, onlardaki hayat Annette'yi çılgına çevirir. Tiksinir, kurtçuklara benzetir onu güzel bir manzarayı bozan. Tabi ölümlüler arasında da, vampirler arasında da değer verdiği çok az kişi vardır. Onları bile kendi bencil çıkarları için beş saniyede satmakta tereddüt etmez. Ancak çıkarlarından değerli biri varsa, o bir an bile endişe etmesin.

Lejant

Dominic Vincent: Ah, seni seksi kurt. Ne baştan çıkarıcı şeysin sen öyle. Kimseye değer vermem ben, ancak sen, sen öyle birisin ki, akıl mı kalıyor bende?

Jacques Seth L'Ombre: Benim kardeşim olmak için epey gençsin. Daha yeni yeni bebek vampirlikten kurtuldun. Benimsin, seni ben yarattım, adını, soyadını, kişiliğini ben verdim. Son zamanlarda beni eskisi kadar sevmesen de, senin ölümcüllüğün kadar leziz çok az şey var. Durgun ama dokunanı yakan asidim benim.

Alessandra Laurel: Senin oyunculuk yeteneğine hastayım. İnan ben bile başta senin aşırı sevimsiz tatlılıkta olduğunu düşünmüştüm. Eğer günün birinde -o günün kader olduğu da besbelliydi- bize gerçek yüzünü göstermemiş olsaydın o zaman ne konseyde olurdun, ne de ben senin yanında. Birbirimize olan sadakatimizin uzun sürmesini isterim.

Amethyst Bryony: Eklenecek, hohoho


En son Annette Rêve L'Ombre tarafından Paz Ağus. 14, 2011 2:13 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Henrich Iloulian
Blood Quill Muhabiri
Blood Quill Muhabiri
avatar

Mesaj Sayısı : 64
Mücadele Tarafı : Paranoyak olduğu için, şüphelendiği herkes ile mücadele etmektedir. özellkle de expelliarmus kullanarak.
Sihirsel Soy : Leylim ley
Evcil Hayvanı : Animagus bir evsiz büyücü ile evinde beslemesi karşılığında kedisi olması için anlaşma yapmıştır(Hansel Poe)
Kayıt tarihi : 09/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 02, 2011 9:10 pm


Ruh Dünyası


Paranoyaktır. Hayır, sanılan gibi bir özellik değil bu. Gerçekten paranoyaktır, ruhu sakattır. Genetik olarak babasından geçmedir bu hastalık ona. Bir çok kişi bunun bir hastalık olduğunu anlamaz. Sinirli, biraz gergin birisi sanırlar. Ancak o hayatının her anını diken üstünde geçirir. Geceleri uyuyamaz, gündüzleri yerinde oturamaz. Kuşku duymadan bir çocukla bile tokalaşamaz. Cehennemdir hayat ona. Belki de bu yüzden biraz da başarılıdır mesleğinde. Gelecek postasının, en çok haber atlatan yegane muhabiridir. Gözlerinde deliliğin ışıltısı dolaşır. Ancak bir an bile pes etmez, ışığı sönmez. Hep umutludur, hayatının tadını çıkarmasını bilir. İçten bir insandır Henrich. Karanlığı asla sokmaz kalbine. Paranoyasına rağmen, hayatla ve kendiyle barışıktır. Capcanlı biridir o, neşesini bir an yitirmez, güçlüdür. Tabi expelliarmus ile size saldırırken, bakışınızdan kuşkulanıp, kaçın hemen.

Lejant

Jamie Lea d'Estaign: Onun bazen tahammül sınırlarını zorladığımı hissediyorum ama onu çok sevdiğimi, aşık olduğumu bilmesi gerek. Bunu belli etmek için onu daha kaç uzaylıdan kurtarmalıyım? Kalbim onun için atıyor şu anda. Paranoyamın sınırları dışında o. Ondan zerre kadar kuşku duymam, herkesten duyarım da. Sadece, sadece beni bırakıp gitmesinden korkuyorum sıkılıp. Ya da benden daha iyisini bulmasını. Kimse ona bakmasın, kimse ona dokunmasın. İçimdeki kıskançlık ateşini o kadar körüklüyor ki beni daha da delirtiyor. Yakında, çok yakında, ben daha da delireceğim, daha da çıldıracağım ama en mutlu deli ben olacağım. Var mısın aşkım beni beraber bu uçuruma sürüklemeye? Beraber uzaylıların ve karanlık büyücülerin kıskançlıklarına göğüs gereceğiz değil mi?


Amethyst Bryony: Eklenecek, hohoho


En son Henrich Iloulian tarafından Paz Ağus. 14, 2011 1:29 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-yedisibirarada#171933
Octavia d'Estaign
Sihirli Kazalar ve Felaketler Dairesi Çalışanı
Sihirli Kazalar ve Felaketler Dairesi Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Mücadele Tarafı : Şanssız karanlık
Evcil Hayvanı : Bir evcil hayvanım bile yok, sen olur musun?
Kayıt tarihi : 05/08/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
90/100  (90/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Cuma Ağus. 05, 2011 3:16 pm


Ruh Dünyası


İktidardan çok, gücü önemser, insanları kontrol etmenin tek yolunun iktidardan geçmediğini, yolun ulaşılan yerden çoğu zaman daha değerli olduğunu bilir. Bir konuda uğraş vermesi için buna gerçekten değeceğini düşünmesi gerekir. Oyunları sever, hayatı bile bir rekabet oyunuymuş gibi yaşar. Sadece oyunun kendisine verdiği önemden dolayı sonucu önemsemediği olur. Ona göre bazen bilerek yenilmek de gerekir. Bazen görüntüde kaybeden aslında kazanmıştır ona göre. Tüm kibirine ve hırsına rağmen alttan almayı tercih etmesi bundandır. Hem bu, ona şanssızlığının arkasına sığınma imkanı da verir. En tepede gözü olmadığı gibi bir şeyi elde etmenin yolunun onda ufak bir defo olması olduğunu da iyi bilir. Bu yüzden çoğu zaman istediği şeyleri elde etmek için onun istemediği özelliğine katlanır. Elbette ki, değeceğini düşündüğü zaman. Ayrıca insanların hayatının çoğu zaman yanılsamadan ibaret olduğunu iyi bilir, bunu kullanmayı da çok sever. Asla, nazik ve tatlı diye tanımlayamazsınız onu, makul ve iyi de pek ona uymaz. Özellikle her zaman hissedilen kendini beğenmişliği bu sıfatların izlerini bile anında yok eder. Genellikle sessiz ve uyumludur, bu çatışma haline girince farklı bir boyut kazanır. Bir yılanın avına yaklaşırkenki sessizliğine bürünür biraz da. İyi ya da kötü olduğunu asla düşünmez. Zira öyle bir şey ona göre yoktur. Sadece toplum çıkarına dokunan ya da uyan vardır.


Lejant

Silas Flippo Jerome: Eklenecek


En son Octavia d'Estaign tarafından Paz Ağus. 14, 2011 2:05 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Joakim Suman Linares
HijyenZtar Ortağı ve Editörü
HijyenZtar Ortağı ve Editörü
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Mücadele Tarafı : Aşk ve romantizm
Sihirsel Soy : Kovboy
Evcil Hayvanı : Pumpkin adını verdiği Cadı Maki maymunu
Kayıt tarihi : 07/08/11

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 09, 2011 11:53 am


Ruh Dünyası


Aile yapısını ve geçmişini anlatmadan bu karakteri anlatmam zordur. Ailesi tipik hippilerdendir. Sadakatsiz ispanyol anne, İsveç nudist babadan oluşur. İkisi de budizme inanır, bu yüzden çocuklarının adını, ''Cennet'' manasına gelen ''Sumanyu'' koymuşlardır ama çocuğun büyükannesinin itirazı üzerine, bir de Joakim'i eklemişlerdir. Sumanyu olarak kullanmak herkese zor gelir, bu yüzden kısaca ''Suman'' demeyi tercih ederler. Joakim ailesinin bu rahat inanç anlayışı ve hippi yaşam tarzına isyan etmiş, tam bir koyu Katolik olmuştur. Aileye geri dönersek Joakim küçükken aldatmıştı babasını annesi. Mutfakta kurabiye aşırırken annesinin bir adamla içeri dalması esnasında yakalanmamak için masanın altına saklanan küçük çocuk bu korkunç bulduğu olaya şahit olmuştur. Bu yüzden daima kendine sadık kalacak bir eş aramıştır. Kendisine gerçekten aşık olacak, kendisinin de aşık olacağı. Ailesi boşanınca bir süre Silas'la beraber amcasının yanında kalır ve orada kendisine fena halde benzeyen kuzeni Mysia ile çok yakınlaşır. Aralarından su sızmayan kuzenler giderek birbirinden hoşlanmaya başlar. Ancak ne yazık ki ikisi de kardeş gibi yetiştirildiğinden bunu itiraz etmeye cesaret edemezler. Bu Joakim'in ilişkilerinde olumsuz etki yaratır. Aklı onda kaldığından kimse ile uzun süreli ilişki kuramaz ama bir kızla olmaktan da geri duramaz. Annesinin yanına gider Joakim, ikizi Silas da babasının yanına gider. Büyüyünce de kuzeniyle Amerika'dan İngiltere'ye taşınır Joakim. Ağır bir büyü kazası yaşar Mysia. Aslında basit bir kazadır ama ertesi güne gizemli şekilde kaybolur ve bir kaç güne parçalanmış cesedini bulurlar sadece. Uzun süre kendine gelemez Joakim. O gün tüm o iç kararsızlıklarını ve iç sorunlarını çözmenin süreci başlamıştı. Bir yıl boyunca hep kendini irdeledi Joakim. Bu esnada bir kızla tanışmış, ''HijyenZtar'' dergisinin temelini atacak bir fikir duymuştur ondan. Daha sonraları bu kızla flört etmey başlamıştır. Kısa sürede çıkmaya başladığı Aoife ile kendinin de başta kabullenemediği bir aşk yeşermiştir. O kız Joakim'in tüm çapkınlığını, kibirini, kendisiyle çelişip gene bildiğini okuma huyunu bir bir törpülemiş, yıkmıştır. Şimdi eski güvenilmez, sinir bozucu, hızlı çapkın Jo'dan eser yoktur. Ailesine sadık, romantik, daha ayakları yere basan, biraz daha alçakgönüllü ve sevmekten korkmayan biri olmuştur. Öyle ki bir zamanlar sevmediği üvey babasını sevmeye başlamış, soyadını aldığı annesini artık sahiplenip kıskanmaktan vazgeçmiş, kızkardeşi Armina'yı abiden öte yarı yarıya baba şefkati duymaya başlamıştır. Ne yazık ki küçük Armina'yı da kaybetmiştir kısa zamanda.

Lejant

Aofie Linares: Karım ve ortağım.
Armina O'Rourke: Üvey kızkardeşim, annemin ikinci eşinden.

_________________


Özel Sayı Satışta. Yeni Sayı, Çok Yakında.
LEJANT(tık)
Pumpkin de, ben de:
 



En son Joakim Suman Linares tarafından Paz Ağus. 14, 2011 1:56 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-hepsibiraradaite
Joakim Suman Linares
HijyenZtar Ortağı ve Editörü
HijyenZtar Ortağı ve Editörü
avatar

Mesaj Sayısı : 60
Mücadele Tarafı : Aşk ve romantizm
Sihirsel Soy : Kovboy
Evcil Hayvanı : Pumpkin adını verdiği Cadı Maki maymunu
Kayıt tarihi : 07/08/11

MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   Salı Ağus. 09, 2011 11:54 am

Unuttuklarım ya da eklenmek isteyenler varsa, hemen bu başlıkta söyleyebilirler. Ama eklenmek isteyenler ilk adımı atanlar olduklarından, kurguyu da hediye olarak getirirlerse süper olur u.u

_________________


Özel Sayı Satışta. Yeni Sayı, Çok Yakında.
LEJANT(tık)
Pumpkin de, ben de:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://phoenix-ro.forumsline.com/t7561-hepsibiraradaite
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Hepsibiraradaişte   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hepsibiraradaişte
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Karakterini Yarat :: Karakter Geliştirme :: Kimlikler-
Buraya geçin: