AnasayfaEski ParşömenSSSKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kurtarıcı.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Xaviera de Santigo
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 32
Kayıt tarihi : 15/08/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Kurtarıcı.   Perş. Ağus. 18, 2011 9:07 pm

    Anlaşmalı rp'dir.

    Karpatlarda kurulmuş minik Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de bunaltıcı bir gündü. Hava bulutlarla kaplı olmasına rağmen dayanılmaz bir sıcak vardı. Neyse ki İspanya'nın dengesiz iklimine alışkındı Xaviera de Santigo, hava kapalı görünmesine rağmen tedbir olması açısından şortuyla atılmıştı Budapeşte sokaklarına. Aslında daha önce hiç bulunmamıştı Budapeşte'de. Halasının yanına ilk gelişiydi bu. Aslında bakılırsa halasıyla hiçbir zaman anlaşamamıştı. Tatilde de niçin halasının yanında bulunduğunu bilmiyordu. Belki de aradaki buzları eritme isteği onu buraya kadar getirmişti. Niye arasının buz gibi olduğu hakkında pek bir fikri yoktu aslında. Halasının onun üzerinde hiçbir emeği yoktu. Emeği olmadığı gibi yaşanmış olaylar da yoktu aralarında. Ancak aile büyükleriyle arası çok kötüydü genç cadının. Belki de bu yüzden tek bir tanesiyle arasını iyi tutmak istiyordu. Annesinden nefret ediyordu, çocukluğundan beri yaşadığı her şey onun yüzündendi. Babasını ise yedi yaşından beri görmemişti. Görse de bir şey fark etmeyecekti. O da kızını sahiplenmeyecekti. Sadece abisi vardı genç kız için. Öz abisi bile değildi o oysa ki. Yine de her şeyden korumuştu genç kızı. Eğer işi olmasaydı Macaristan'a da Xaviera'yla birlikte gidecekti ancak işlerini yoluna koyamadığı için her ne kadar istemese de genç kızı yalnız göndermişti. Yine de mektup yazmasını tembihlemişti. Genç cadı ise söz verdiği gibi her gün mektup yazarak yolluyordu abisine.

    O bunaltıcı günde de mektup yazmayı ihmal etmemişti elbette. Havanın ne kadar değişken olduğundan bahsetmişti. Ayrıca sokakların ne kadar güvenli olduğundan. Haksız da sayılmazdı. Hava yavaş yavaş kararıyordu ona rağmen sokakta korkusuzca yürüyordu genç cadı. Birkaç sarhoş muggle görüyordu elbette, ancak onlar da bulaşmazsa kimseye zarar vermiyorlardı. Bu telkinle yürüyen genç cadı, arkasından gelen sesle irkildi. "Bu saatte sokakta dolaşmamalısın." Net bir ses gelmiyordu. Diyalog kurduğu kişi ayık değildi. Aksine deli gibi sarhoştu. Genç kız ürkmeye başlamıştı. Arkasına dönmeden adımlarını hızlandırdı ve eve doğru çevirdi yönünü. Ancak arkasındaki ses susmak bilmiyor, sürekli bir şeyler çığırıyordu. En sonunda kolunda bir el hissetti genç cadı, bir güç onu kendine doğru çevirdi. Ardından leş gibi alkol kokusu içinde konuştu karşısındaki. "Ancak eğer buradaysan sonucuna katlanacaksın." Az önce görmemezlikten gelen Xaviera, şimdi yakalanan kolunu kurtarmak için çırpınıyor, bir yandan da etrafa bakınıyordu. Ona yardımcı olabilecek kimseyi göremiyordu. Ancak son bir umut olarak bütün gücüyle karanlığa bağırdı. "İmdat!"

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Maksimov
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Doğum tarihi : 30/08/93
Yaş : 24
Mücadele Tarafı : God or Lucifer
Sihirsel Soy : Safkan
Kayıt tarihi : 24/07/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Kurtarıcı.   C.tesi Ağus. 20, 2011 6:22 pm

Tuna nehrinin başında durmuş Buda Kalesi'ne bakıyordum. Nehrin öbür tarafına geçtiğimde bu güzel manzaranın arkasında saklanan tarihi şehirleri görebileceğimi biliyordum. Genede bu günlük canım turistik bir gezi istememişti. Hem Tanrı'nın varlığına farklı bakan bir muggle topluluğu görmeyede daha hazırlıklı değildim. Bu eşsiz nehir kenarında biraz oyalanmak hoş olacaktı. Etrafıma bakınırken burayı neden seçtiğimi düşünmeye başladım. İlk sebebim orta avrupanın en büyük ikinci şehri olmasıydı. Berlin'i çoktan görmüştüm, bu yüzden sıra buradaydı. Genede biraz daha araştırınca sebebin bu olmadığını anladım. Şehri ikiye bölen büyük bir nehir ve bu nehrin etrafında tarihi güzellikler... Bunlara kimse hayır diyemezdi. Bu yüzden tatilimi burada yapmak istemiştim. Gerçekten hoş bir tatilde oluyordu.

Hava kararmaya başladığında nehrin kıyısından kalktım. Cektimi elime aldım ve yürümeye koyuldum. Bu saatlerde bile bunaltıcı olan hava yüzünden tişörtle dolaşıyordum. Deri ceketimse bana yük olurcasına elimse sallanıyordu. Genede bu güzelliği kimse bozamazdı. Yeşil gözlerim Budapeşte'nin her ayrıntısına dokunmalıydı. Bu yüzden bir bara gitmeye karar verdim. Kızlarla işim yoktu ama çoğu zaman bir bira isterdim. Ara sokaklardan birine daldığımda hava neredeyse kararmıştı. Etrafta kismecikler yoktu. Gözlerim beni yanıltmıyorsa biraz ileride bir bar vardı. Ayaklarım sakince hareketlendiğinde kulaklarım sessizliğin arasından bir şey duydu. Yırtıcı bir kız sesi yardım istiyordu. Sesini birine duyurmak için yırtarcasına bağırmıştı. Genede benden başka duyan yokmuş gibi hissettim. Bu yüzden bir saniye düşünmeden ara sokaklardan bir diğerine daldım. Sesin geldiği yere hızla koşuyordum. Sonunda iğrenç bir adam ve sıkıca tuttuğu kızı gördüm. Gözlerimi adama dikarek konuştum.
"Bırak onu."
"Git işine, bu seni ilgilendirmez."
"Sana bırak dedim."
Adam kızı daha falza sıkmaya başlamıştı. Gözleri sarhoşluktan kayıyordu ve bu yüzden bütün gücünü umursamazca kullanıyordu. Gözlerim öfkeyle büyümüştü. Genede kendimi sakin tutmaya çalıştım. Bir adım onlara yaklaştım. Elimde tuttuğum ceketimi yere fırlatıyken "Tanrı'm beni affet." diye soludum. Adam ne dediğimi anlamak için durduğunda alttan gelen yumruğumla karşılaştı. Geriye doğru savrulurken zavallı kızı iterek bıraktı. Kız duvarın kenarına gittiğinde adam kendine gelmişti. Üzerime doğru geldiğinde bir an kıza odaklandığımdan karnıma yumruk yedim. Yere indiğimde sırtımı dikleştirdim. Adamı bacaklarından yakalayarak hızla yere düşürdüm. Üzerine atlayıp birkaç yumruk savurmamın ardından beni üstünden attı. Sarhoşluk ve birkaç yumruğumun etkisiyle sendeleyerek ayağa kalktı. Yüzüme bir yumruk savurduğunda eli gözümün önünden süzülerek geçti; ama elinde duran yüzüğü kaşıma isabet edip patlattı. Kaşımdan kan damlarken hızla ayağa kalktım; ama dam sendeleyerek benden uzaklaştı. Karanlıkta kaybolduğunda elimi kaşıma götürdüm. Islaklık ve acı yüzünden yüzümü buruşturdum. Genede sakince kıza baktım. Birkaç adım kıza yaklaşıp "İyi misin?" diye sordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Xaviera de Santigo
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 32
Kayıt tarihi : 15/08/11

Bilgiler
Quidditch Mevkiî:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Düello Gücü:
0/0  (0/0)

MesajKonu: Geri: Kurtarıcı.   C.tesi Ağus. 20, 2011 11:32 pm

    Karanlığın içinden bir güç gelmişti genç Xaviera için. Korkunç bir durumun pençesinde bütün gücüyle cebelleşen cadı, gücünün bittiğini hissettiği anda uçsuz bucaksız karanlık ona bir kahraman sunmuştu. Evet, sanırım karşısındaki kişiyi böyle tanımlardı, bir kahraman. O an karşısındakinin esasen kim olduğu umurunda değildi. İsterse babasının bir elemanı bile olabilirdi, ancak Xaviera onu kahraman olarak tanımlamıştı bir kere. Genç adamın Xaviera'nın gözündeki tanımı asla değişmeyecekti. Kurtarıcısı, az önce genç cadının rastladığı sarhoşla amansız bir kavgaya girişmişken o, az önce fırlatıldığı yerden bir adım bile kıpırdayamadan onları izliyordu. Her şey çok çabuk gelişmişti. Genç adam, sarhoşla yumruk yumruğa dövüşmüş ve en sonunda sarhoş ondan kaçmıştı. En sonunda kendisine dönen kurtarıcısı genç cadıya birkaç adım yaklaşıp soludu. "İyi misin?" Xaviera cevap vermek için yeltendiği anda önce genç adamın buruşuk yüzünü gördü. Ne olduğunu anlamaya çalışırken kaşından akan kanları fark etti. Sesiyle paniğini örtmeye çalışmıştı. "Tanrım..." O an olabileceği en soğukkanlı halde davranarak genç adamla arasındaki iki adımlık mesafeyi kapattı ve elleriyle yüzünü iki eli arasına aldı. Yarayı iyice inceledi. Çok kötü görünmüyordu. Biraz pansumanla halledilirdi. Neyse ki o pislik sarhoş çok büyük zarar vermemişti.

    İncelemesini tamamlamasının ardından ellerini genç adamın yüzünden çekti. Biraz çekingen bir hareketle yapmıştı bunu aslında. Anıları, onun erkeklerle çok yakınlaşmasına bir türlü olanak sağlamıyordu. Küçüklüğünden beri vücuduna aldığı sayısız darbenin ona kazandırdığı tek olumlu özellik belki de kendi kendinin hemşiresi olabilmesi özelliğiydi. Yaraların kötülüğünü kavrayıp uygun tedaviyi bulabilirdi. Birçok defa küçük yaralarını kendi tedavi etmişti. O an da bu özelliğini kullanabilirdi elbette. Üstelik borçlu olduğu birine karşı. Kurtarıcısına baktı ve ardından konuştu. "Çok kötü değil ancak biraz pansumana ihtiyacı var. Bu işlerden anlarım, yardımcı olabilirim." Genç adamın sorar gözlerle baktığını hissediyordu. Biraz daha açıklama getirmesi gerektiğini fark etti genç cadı. "Evim hemen ileride. Orada pansuman için gerekli malzemeleri bulabilirim." Genç adamdan gelecek cevabı bekliyordu. Onunla o gün tanışmış olsa da, hatta yüzünü karanlıkta doğru düzgün görememiş olsa da karşısındaki adam, o an için genç cadının en çok güvendiği insandı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kurtarıcı.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kurtarıcı.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Phoenix ! ~ Harry Potter Rpg :: ||| Muggle Dünyası :: MACARISTAN-
Buraya geçin: